BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

KÜRT'ÜN KÜRT'LE VURUŞTURULARAK BARIŞIN VURULMASI

Barış süreci için Kürt sözcülerden Kandil ile İmralı arasında neredeyse görüş ayrılıklarının ortadan kalktığı şeklinde haberler geldiği; BDP ve Hükümet kanadından diğerini teyid eden temennilerin yapıldığı bir ortamda Cizre'de sokaklar karıştı, üç kişi öldü. Bu defa kavga, polis veya askerle Kürt militanlar arasında değildi. Kürtlerle Kürtler arasındaydı. PKK'nın gençlik kolu YDGH ile HÜDA-PAR/Hüra Dâvâ Partisi mensupları çatıştı. Ölenler oldu. PKK tarafı da Hizbullah tarafı da ilk saldırıya uğrayanın kendisi olduğunu iddia etmekte.

Olayın zamanlaması dikkat çekicidir. Saldırı, HAMAS siyasi büro şefi Halid Meşal'in AK Parti Konya kongresinde dâvetli olarak bulunduğu sıralara denk geldi.

O'nun dâvet edilmesinin İsrail'in Mescid-i Aksa tecavüzüyle Filistinlilere zulmetmesine karşı bir tavır olduğu açıktır. Filistin dâvâsının bu sağlam duruşlu temsilcisi de esaslı bir konuşma yaptı. O konuşmada Filistin'i, Mescid-i Aksa'yı dün siz himaye ediyordunuz. Türkiye, istikrar içinde büyüdüğünde yarın da siz koruyacaksınız mealinde kısa fakat tesirli sözleri oldu...
Şırnak'a bağlı Cizre ilçesinin karışması, dindar olan ve olmayan Kürt tarafların çatışması bu esnadadır. Nitekim çatışma ve kargaşa üzerine Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi ile DTK eş başkanı Hatip Dicle, neredeyse aynı cümlelerle PKK ve Hizbullah'ın oyuna gelmemeleri, itidalin korunması, barış sürecinin devam etmesi gerektiğini söylemiş ve ortada bir oyun olduğu, bu oyunu bölgedeki derin karanlık güçlerin tezgâhladıklarını beyan etmişlerdir.
Tabii bölgede yaşayan bu isimler, malumat da vermeliler. Kimdir bu derin ve karanlık güçler? Hangi devletin ajanlarıdır? En azından şüpheleri nedir? Nasıl olup da bölge insanlarını çatıştırabilmektedirler?

Vak'anın Halid Meşal ziyaretiyle alâkası olmayacağı gibi kesinkes alâkalı da olabilir. Bazen en zayıf şüphe en doğru adrese götürür. Bu eğer, bir İsrail karşı oyunu değilse perdenin arkasında kim veya kimler var? İran mı, Almanya mı, bilhassa Suriye mi? Belki bazıları bir ilçedeki çatışmanın bu denli önemsenmesini yadırgayabilirler? Bu çatışma ve ölümler herhangi bir zamanda olmamakta. Devlet kuvvetleriyle de yapılmamakta. Türkiye, barış sürecini yakalamak üzereyken Kürtlerle Kürtler vuruşturulmakta. Burası çok dikkat çekicidir. Ayrıca üzerinde durulması lâzım gelen bir mesele daha ortaya çıkmakta.

O da şudur:
Kürtler, imân noktasında farklılık arz etmekteler. Eski Türkiye'de devlet, bu keyfiyeti yeterince görmemiş; görememiştir. Bir tarafta mağdur, iki taraf arasında kalmış dindar Kürtler var. Bir de bütün Kürtler üzerinde vesayet kuran dinle alâkasız malum örgüt.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
584061 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/584061.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT