BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İçimizde olup yanımızda olmayanlar!

Süleyman Özışık
Facebook
AK Parti'nin icraatlarından şikâyet eden, önümüzdeki seçimde AK Parti'ye oy vermeyi düşünmediğini söyleyen bir grup arkadaşın davetine katıldım.
Hepsi uzun zamandır AK Parti'yi desteklemiş, ölümüne Erdoğan'ın yanında yer almış isimler. Bundan böyle Erdoğan'la yol yürümeye devam edeceklerini, ancak AK Parti konusunda kafalarının karışık olduğunu söylüyorlar.
Oturduk, iftardan sahura kadar konuştuk.
"Nedir sizi AK Parti'den uzaklaştıran? En çok rahatsız olduğunuz icraatlar nelerdi?" diye sordum. Tek tek anlatmaya başladılar. 
Millî Görüş geleneğinden gelen bir arkadaş, "Erbakan Hocamız döneminde bu dava için cebinden para harcayanlar vardı. Şimdi bu davayı para için harcayan isimler var" dedi. 
Haksız değil…
Haktan görünerek AK Parti saflarına katılan, ama makam, ama para, ama şan ve şöhret uğruna hakkı unutan isimler geldi geçti AK Parti’den…
Klişe tabirle; mücahit davasını, müteahhit davasına dönüştüren, ağzından Allah’ı düşürmeyen lakin zaman içinde Allah’ı unutan isimlerle karşılaştık geride kalan yıllar içinde…
Allah var!
Erdoğan bu tür isimleri zaman içinde partiden dışladı ve bir daha yüzüne dahi bakmadı. Ama durumdan haberdar oluncaya kadar bu isimler partiye verecekleri zararı vermiş oldu.  
Bir başka arkadaş FETÖ meselesinden dert yandı…
“Siz aylarca yazdınız. ‘FETÖ ile mücadele AK Parti aleyhine dönüyor’ dediniz. Erdoğan ve AK Partili isimlerin FETÖ’cü diye yaftalanarak işinden edildiğini, kimilerinin hakkında bir delil olmamasına rağmen hapse girdiğini gördük. Kimse bunlara sahip çıkmadı. Adalet terazisi şaştı” dedi.
Bu da doğru…
FETÖ’den öğrendiği ihanet oyunlarını, masum insanların üzerinde prova eden isimler geldi geçti bu partiden. Nice suçsuz günahsız insan işinden edildi. İşinden edilmesi yetmiyormuş gibi hapislere atıldı.
Hâlâ hapiste olanlar var.
Gücüm yettiğince, dilim döndüğünce yazmaya, çıktığım ekranlarda anlatmaya çalıştım. Ama bu sırada tuhaf şeyler oldu. Kim olduğunu bilmediğim ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve AK Parti’ye bilerek, isteyerek zarar verdiğine emin olduğum birileri, “Bu adamı ekrana çıkarmayın” diye talimatlar gönderdi televizyon kanallarına…
Galiba biraz da bu yüzden gözden uzak, gönülden ırak olanların masasında oturuyorum yıllardır.
Ama hep söylediğim gibi…
Bizim işimiz onu, bunu, şunu memnun etmek için değil. Yapmamız gereken şey, Allah’ı memnun etmek. Yazıyoruz, yazmaya devam edeceğiz elbet.
Bir başka kardeşim, hırsızlıktan, yolsuzluktan bahsetti.
“Siyasete girdiğinde bir dairesi olan belediye başkanı, 5 yıl sonra şehrin göbeğine plaza dikiyor. Kimse bunlara parayı nereden kazandıklarını sormuyor mu?” sorusunu yöneltti.
Uzatmaya gerek yok, zaten anladığımız kadarıyla şikâyetler ziyadesiyle çok.
Kendilerini uzun uzun dinledikten sonra, meselenin bence en önemli noktasına geldik.
“Bütün bu sıkıntılardan dolayı AK Parti’ye oy vermezseniz sizi kimse suçlamaz. Ancak şu soruya cevap vermenizi rica ediyorum. AK Parti dışında oy vermeyi düşündüğünüz diğer parti ya da aday işbaşına geldiğinde bu sorunları kökünden halledebilecek mi?” Mesela, gelirse bu işleri kesinlikle çözer dediğiniz bir adam veyahut parti var mı?” diye sordum.
CHP veya Muharrem İnce’ye inanıyor musunuz?
Yok!
İyi Parti veya Meral Akşener’e?
Yok!
Saadet?
Asla!
Hepsinin bir araya gelip oluşturduğu millet ittifakı çözer mi?
Hayır!
“Peki çözüm öneriniz ne?” diye sordum, “Sandığa gitmemek ya da boş oy atmak” dediler. “Ama bunu yaparak diğer partilere ya da ittifaklara oy vermiş sayılacaksınız” dedim, her biri acı acı gülümseyip oraya buraya bakınıp durdu.
“Yine Reis’ten başka çare yok” diye noktayı koydu bir kardeşimiz.
İşte bu çaresizlik var ya bu çaresizlik.
Bu çaresizlik bizim yürek yangınımız olmalı…
Paraya, şana, şöhrete aç insanların, Allah’ı unutan insanların, mücahit davasını müteahhit davasına değiştiren insanların partiyi getirdiği bu durum, bizim utanç kaynağımız olmalı…
Sadece Türkiye’deki seçmenlerin değil, yerküre üzerinde yaşayan bütün mazlumların umudu olan şu koca partiyi, ehveni şer durumuna sokmak, bizim ayıbımız olmalı…
Ve bu ayıptan kurtulmak için gereken neyse o yapılmalı…
Dipnot: Bir sonraki yazıda bu konuya devam edeceğiz...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
602448 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/602448.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT