BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Durağını şaşıran teyze

“Ben bunları düşünürken bir iki adım atan kadın geri döndü… Çünkü araçta bastonunu unutmuştu...”
 
 
“Şoför bey burası Mecidiyeköy mü?”
Bu telaşlı yaşlı kadın sesi ile duraktan hareket etmekte olan metrobüs şoförü durdu ama aracın ön kapısı durağı aşmıştı. Yani artık ön kapıdan inme şansı kalmamıştı. Yaşlı kadın da ön kapıya yakındı. Araç doluydu. Şoför durmakla gitmek arasında kararsızdı. Yaşlı teyze “benim inmem lazım, ne olur indirin” diye yalvarmaya başladı… Bu arada durağı biraz daha geçti araç… Duramazdı, durmaması lazımdı… Bir yolcu öneri getirdi yüksek sesle:
-Neyse teyze, öbür durakta inersin, karşıdan gelene binersin…
Birkaç mırıltı ses de öyle söyleyince durağı zaten üç dört metre geçmiş olan şoför kararlı bir şekilde devam etti.
Bir sonraki Metrobüs durağı Zincirlikuyu idi… Bu durakta inen kimse karşıdan gelene geçmek için önce Barbaros Caddesine merdivenlerden çıkması, sonra Levent istikametine yürümesi sonra merdivenlerden tekrar Zincirlikuyu durağının E-5 yolunun karşı tarafındaki durağına inmesi gerekiyordu. Yani geliş ve gidiş hattı iki farklı taraftaydı. Ortadan E-5 geçiyordu.
Zincirlikuyu’da teyze indi ama benim de içim sızladı. Şimdi bu kadın merdivenlerden çıkacak, metrelerce yürüyüp yolun karşı tarafına geçecek, oradan yine merdivenlerden inecek, çok eziyet olacak…
Ben bunları düşünürken kadın geri dönmesin mi? Çünkü araçta bastonunu unutmuştu. O an ani bir kararla yerimden fırladım:
Kapıya yanaşan teyzeyi kararlı bir şekilde “Teyze! Gel sen bin otobüse… Burada inmek zahmetli olur… Gel…” diye araca tekrar çağırdım.
Biraz şaşkın biraz kararsız olsa da kesin ve kararlı çağrım üzerine bastonu almak için geldiği kapıdan içeri adımını attı. Tekrar bindi araca. Bir buçuk kişilik ön koltuğa sığıştı! Ben de ister istemez artık onu konu hakkında bilgilendirmeye çalıştım. Ama yaşlıydı bir şey anlatabilmek çok zordu.
Derken aklıma geldi. Hay Allah… Bir sonraki durak da 15 Temmuz Şehitler Köprüsü durağı idi… O durakta da arada E-5 vardı. Bu defa da karşıya geçmek için alt geçitten aynı mesafede zahmetli bir şekilde yürümesi gerekirdi. Burhaniye durağı en uygundu. Ah gel de anlat…
Bu arada metrobüs köprüye doğru sarktı. Yaşlı kadın telaşla sormaya söylenmeye başladı:
-Beni nereye götürüyorsunuz ya…
Teyzeye laf ile anlatabilmek mümkün değildi. Dikkat ettim paniklemişti. Teyzenin eli titremeye başlamıştı… Boğaz köprüsüne gelince orayı tanıdı… Başladı feryat etmeye! DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620851 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/620851.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT