BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Gözlerinden tanıdım...

 “Gizli gizli ağlıyormuş ama korkusundan üvey annesini babasına şikâyet edemiyormuş...”
 
Ortaokula gittiğimiz günlerdi. Sınıfımızda biraz kendini beğenmiş, biraz ukalâ bir sıra arkadaşım vardı. Doğrusunu söylemek gerekirse ondan hiç hoşlanmıyordum. Birçok hareketini de nefretle karşılıyordum. Elbette ki o da benden hoşlanmıyordu. Zaten kimseyi sevmiyordu… Bize göre hâli vakti yerinde bir ailenin kızıydı. Bu rahatlık onu öğrenci olmaktan bile uzaklaştırıyordu. Derslere çalıştığı da yoktu ödevleri yaptığı da… Bu gamsızlığından biraz da kilo almış tombik bir şey olmuştu…
Fakat bu arkadaşımız bir gün okula gelmedi… Galiba rahatsız filan olmalıydı. O yıllarda arkadaşlara telefonla ulaşma şansımız yoktu. Evlerini de bilmiyorduk. Nihayetinde çocuktuk. Gerçi hâlini hatırını sormayı da hiç akıl etmedik. Dedim ya sevmediğimiz ilgilenmediğimiz bir arkadaşımızdı…
Bir gün beş gün derken arkadaşımızın devamsızlığı artıyordu. Okulda öğretmenlerimize de soramıyorduk. O yıllarda yirmi gün devamsızlık yapan sınıfta kalıyordu. Ve o arkadaşımız yirmi gün değil o günden sonra hiç okula gelmemişti… Tabii ki sınıfta kalmıştı.
Biz ortaokulu bitirdik herkes kendine göre bir hedef belirledi. Kimimiz liseye gittik, kimimiz mesleğe atıldı…
Lise birinci sınıfta bahçede arkadaşımla konuşurken laf lafı açtı teyzesinin vefat ettiğinden söz etti… Trafik kazasında kaybetmiş teyzesini… “Teyzemin elem verici vefatı sonrası biricik kızı ortada kaldı” dedi…  Babası tekrar evlenince üvey anne onu kendisine rakip görmüş gibi her hareketini başına kakmış. Ona hiç rahatlık vermemiş… Gizli gizli ağlıyormuş ama korkusundan üvey annesini babasına şikâyet edemiyormuş. Çünkü babasının kendisine inanmayacağının farkındaymış.
Bunu anlatırken gerçekten çok üzüldüm ben de… Çevremizde duyuyor üvey annelerin nedense kocasının çocuklarına merhametsiz oluşuna akıl sır erdiremiyorduk.
Arkadaşımın anlattıkları içimi acıttı gerçekten. Çok şükür annem babam hayattaydı. Kim bilir annesizlik nasıl bir acıydı? Kim olursa olsun yetimlere iyi davranmak hiç olmazsa derdini paylaşmak gerekirdi. Arkadaşım ile bir gün kararlaştırıp teyzesinin kızına ziyarete gitmeye karar verdik.
Teyzesinin evine gittiğimizde karşılaştığım yetim kalmış kızı tanıyamadım ama o gözler hiç yabancı değildi… Ağzımdan “Sude!” diye döküldü kelimeler. Evet bu benim ortaokuldaki sıra arkadaşımdı… Tanımıştım hemen… Tanıyamadım demem ne hâlden ne hâle geldiğine olan şaşkınlığımdandı...
          M. Yaman-Konya
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621194 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/621194.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT