BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Öfke, aklı böyle örtüyordu!..

 “Bilezikleri tülbendin içinde koyacaksın. Üzerine kahvenin telvelerinden biraz süreceğiz...”
 
Falcı kadın benden detaylı bilgi istedikten sonra yorum yapıyordu. Üstelik şartı şuydu:
“Ben sadece sana soracağım. Sen cevap vereceksin. Eğer üçüncü bir kişi tek bir kelime söylerse fal bozulur.”
Bu sebeple kızım ağzını bile açmıyordu.
Falın sonuna gelip de eltimin benim hakkında büyü yaptırdığını öğrenince çıldırdım. Ama falcı kadın yüreğime su serpti.
“Korkmana gerek yok. Büyünün etkisiz hâle gelebilmesi için toprağa altın gömmek lazım. Çok etkili bir büyü bu. Ancak dört bilezikle çözülür. Sende bu kadar bilezik var mı bilemiyorum.”
Falcı kadın o kadar kendinden geçmiş konuşuyordu ki dayanamayıp sordum kendisine:
-Bende daha fazla bilezik var. Toprağa gömebiliriz. Fakat bu nasıl olacak söyler misin?
Falcı kadın gözüme bir garip baktı:
-Senin bileziklerine göz diktim mi sanıyorsun? Öyle olsam kimse bana fal baktırır mı?  Çok ayıp ediyorsun şimdi.
-Peki öyleyse toprağa nasıl gömeceğini anlat bakalım?
-Zaten ben de şimdi onu anlatacaktım.
-Bu kızına güvenmiyor musun sen?
-A niye güvenmeyeyim kızıma.
-Öyleyse bilezikleri çıkarıp beyaz bir tülbendin içinde koyacaksın. Üzerine şu kahvenin telvelerinden biraz süreceğiz. Sihir bunun içinde çünkü.
-Eee?
-Sonra bu beyaz tülbendi alıp evinizden en az yüz metre uzakta bir ağacın altına gömeceğiz. Taa ki yarım saat kadar toprakta kalacak. Sonra bilezikleri alıp eve gelene kadar açmayacak. Evde açacaksınız.
-Altınları kızım mı bekleyecek?
-Ben bekleyecek değilim ya canım. Ben kızınla birlikte gideceğim. Altınları toprağa gömeceğim. Kızın yarım saat sonra altını alıp evinize gelecek. Geldiği zaman üzerinde kahve telvesi filan varsa büyü devam ediyor demektir. Ama göreceksin kahve telvesi filan kalmayacak.
Kızımın “anne çok korkuyorum” dediğini hatırlıyorum. Zavallı çocuk başka ne diyebilir ki o anda… Keşke çocuğun o korkusuyla kendime gelip aklımı başıma toplasaydım ama ah içimdeki haset ve kıskançlık, aklımı başımdan alıyordu... Öfkenin insana yaptıramadığı hata yoktu… İçime fenalıklar gelmeden bilezikleri çıkartıp kahve telvesini sürüp beyaz tülbendin içine koyup falcı kadının eline verdim. Kızım da falcı kadınla birlikte gidecekti.  DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621505 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/621505.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT