BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kaput bezi hikâyesi...

“Sabahın saat dördü oldu. Çok para kaybettin. Bu kayıptan sonra nasıl uyuyacaksın?”

 

 

Bazen sefahat, bazen inziva… Üzüntü verici nice hikâyeler vardır ama hangi birini dile getireceksin… Fırsat buldukça elbette yazmak iyidir… İnsanlar genelde ânı yaşar. Bugünü yaşar. Bugüne göre hislenir, duygulanır, bugüne göre öfkelenir tepki gösterir… Oysa her yaşantı, her deneyim başka bir öğüt başka bir nasihattir. Hele de dününü bilmeyen bugünü değerlendirmekte çoğunlukla hataya düşer…

Bu milleti şimdi herkes seviyor… Herkes değer verdiğini söylüyor… Ama zihniyet meselesi var ki yeter söz milletin diyenlerle ağzı laf kalabalığı yapanlar arasındaki farkı gösteriyor…

Eskiden yarı resmî kumaş mağazaları vardı. Diğer mağazalara göre ucuza satarlardı. Ürünleri de kaliteli olurdu. Bu mağazalar yarı resmî olduğu için kumaş da aynı fiyata kaput bezi de aynı fiyata idi. Ancak satışlar kura ile yapılırdı. Fakir fukara halk nereden bilsin ki kurada gizlice iki torba kullanılırdı. Ah, millete tepeden bakan bir kısım bürokrat kesimi… Eğer mağazadan içeriye gelen müşteri çarıklı ise ya da kıyafeti düzenli gözükmüyorsa haydi biraz daha net söyleyelim köylü ise kendisine tamamı kaput bezi yazan torba uzatılırdı… Ne kadar çekerse çeksin ona kaput bezi çıkardı… Yok eğer içeriye giren referansla gelen ya da kıyafeti düzgün bir kimse ise içinde sadece kumaş yazan torbalarla kura çektirirlerdi.

Peki dışarıdaki mağazalarda durum farklı mı? Onlar da bu mağazalardan aldıkları kumaşları fahiş fiyatla halka satarlardı.

Eskiden bir de küçük ilçede bile kulüpler vardı. Üye olanlar dışında kulüp çevresinden kuş bile uçurulmuyordu. Bu kulüplerin yetkileri o kadar güçlüydü ki emniyet güçlerinin onlara yapacağı bir şey yoktu. Kumar ve içki servisi sabaha kadar sürerdi…

Kumaş mağazası olan adama arkadaşı sordu:

-Sabahın saat dördü oldu. Bu akşam çok para kaybettin. Bu saatten sonra bu kadar kayıptan sonra nasıl uyuyacaksın?

Beriki pişkince şu cevabı verdi:

-Buradan çıkınca ben direkt evime gitmem ki?

-Peki nereye gidersin?

-Kumarda her kaybettiğim gece, önce mağazaya gider, yine kaybettiğim miktarı alacak defterindeki borçlulara paylaştırırım ve mutlu bir şekilde evime gider, rahatlıkla uykumu uyurum, hem de gönül rahatlığıyla(!)

Kitleleri tahakkümü altına almak isteyen kesimler her zaman pusuda bekler. Halkımıza nereden nereye geldiğimizin iyi anlatılması gerekiyor…

          Mustafa Ali Mahdum-Gerze/Sinop

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626421 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/626421.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT