BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Sizler ne güzel insanlarsınız

 “Kardeşim biz de dolandırıldık diye çok korkuyorduk. Çok şükür karşımıza iyi insanlar çıktı...”
 
Zeytinli ova kasabasında ürünlerimi pazarlarken yaşadığım hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Kapıyı açar açmaz bizi karşısında gören adam bize bir bağırmaya başladı ki inanamazsınız… “Vay sizi düzenbaz üçkâğıtçı dolandırıcılar!” diye saymaya başladı. Ben de ses tonumu biraz yükselterek “Mustafa Bey ayıp oluyor ama. Malımızı alan sen, paramızı ödemeyen sen, biz nasıl üçkâğıtçı oluyoruz? Lütfen biraz sakin olun. 190 lira borcunuz var, onu ödeyin biz de çekip gidelim” dedim.
Adam “o kadar mı borcum?” dedi.
Ben de “evet Abiciğim” dedim.
Adamcağız sevinerek elini cebine attı. 190 lira parayı bana verdi. Ben de senedini kendisine verdim. Sonra durumu anladık… Meğerse bu Mustafa Ağabeye etrafındakiler demişler ki:
“Sen o senede sarhoş kafayla imza attın. Kaç para yazıldığını görmedin. Adamlar çok yüksek bir meblağ yazarak senin bütün malını mülkünü elinden alsınlar da gör!” diye korkutmuşlar.
Durum anlaşılınca Mustafa Ağabey bizi içeriye davet etti. Bir kahvemi içmeden sizi göndermem” diye ısrar edince biz de teklifini kabul edip salona girdik. Yemek masası kuruluydu. Masanın ortasında bir şişe rakı ve kadehler içki doluydu. Evin hanımı bizi görünce hemen masanın üzerindekileri kaldırdı ve bize “hoş geldiniz” dedi. Ona da “ablacığım durum böyle böyle oldu” diyerek geliş sebebimizi özetledik. Kadıncağız da “kardeşim vallahi biz de dolandırıldık diye çok korkuyorduk. Çok şükür karşımıza sizin gibi iyi insanlar çıktı. Allah sizden razı olsun. Bizi çok rahatlattınız” dedi.
Ben kadına bir Namaz Kitabı, bir İslam Ahlakı kitabı bir takvim ve Bişr-i Hafi hazretlerinin hayatını anlatan ses kasetini hediye ettim. Kadın bu hediyeleri görünce “sizler dindar insanlarsınız, ne güzel” dedi…

Masaya yemek getirdi, “yemek yemeden sizi göndermem” dedi. Yemek yedik. Bir tarafta adam dolaptan çikolata getiriyor, ‘bunlar Hollanda çikolatasıdır yiyin’ diyor; bir tarafta kadın neskafe tatlı getiriyor… Âdeta ikisi de bir şeyler ikram etmek için yarışıyorlar… Tabii ki adam biraz sarhoş… Arkadaşım Yılmaz, ikide bir bana göz işareti yapıyor ‘abi bir an önce gidelim’ diye… Ben de baktım bu insanlar özünde çok cömert, çok temiz insanlar… Kendi kendime “Yahu büyüklerimiz cömert insanların sonu iyi olur derlerdi, bu insanlar da cömert insanlar, inşallah sonları iyi olur” diye içimden dua ediyordum... DEVAMI YARIN

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
629307 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/629307.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT