“Rabbim kimseyi çaresiz bırakmasın. Çare olabilecek olanlara da merhamet versin...”
Mübarek ramazan günü iftara yakın pide almak üzere ilçemizdeki belediyenin ekmek sattığı büfeye gittim. Orada sıcak pide olması için ekmeğin geldiği zamanı kollayacaksınız. Ama biz sıcak olup olmamasına bakmıyoruz. Birkaç lira ucuz olması bizim için sıcak olmasından daha önemli...
Birkaç kişi vardı kuyrukta. Sıram yaklaştığında benim önümde bir hanımefendi vardı. Giyimi kuşamı oldukça düzgün haldeydi. Ama kıyafetleri yeni değildi... Çekingen bir hâli vardı. Bir pide istedi görevliden ve biraz da eğilerek elinde bir kredi kartı uzattı. Buradan alır mısın?
Görevli arkadaş normal bir cevap verdi:
-Teyzeciğim burada kart geçmiyor. POS makinası yok. Nakit ödeniyor.
Kadıncağız “anladım” diyerek titrek elle uzattığı kartı bir suçlu gibi geri çekti. Sıradan da usulca ayrıldı ve meçhul istikamete doğru yürüdü. Bu düşüncelerim anlık gelişti... Hemen görevliye dedim ki:
-Rica etsem bu hanımefendiye seslenir misiniz? Onun pidesini veriniz. Parasını ben vereceğim.
Görevli de anlamıştı. “Hanımefendi bakar mısın?” diyerek seslendi. Kadıncağız “acaba bana mı sesleniliyor” dercesine çekingen baktı. El etti görevli ve “evet size sesleniyorum” dedi.
Kadıncağız yaklaştı. Görevli dedi ki: “Burada askıda pide var. Ondan vereyim size buyurun.”
Hemen poşete pidesini verdi. Kadıncağızı yolcu etti... Onun ardından görevliye teşekkür ettim ve dedim ki:
“Bu hanımefendi her geldiğinde buna pidesini verirsen sevinirim. Ayrıca her gün için benim adıma on ihtiyaç sahibine pide dağıt. Ben her gün gelir sana on pidenin parasını öderim. Bugünkü on pidenin parasını da şimdi takdim ediyorum” dedim.
Emekli olmadan önceki esnaflık günlerim aklıma geldi... Bir hanım kızım gelmişti dükkânıma. Geçmiş zaman yarım kilo mu 250 gram mı ne zeytin almıştı... Birkaç gün sonra yeniden geldi ve dedi ki ismimi söyleyerek:
“Amca senden bir isteğim var. Geçen günkü verdiğin zeytinden bir daha verme!”
-Hayırdır kızım beğenmediniz mi?
-Hayır amca, o zeytini aldığımda çocuklar eve gidene kadar yiyip bitirdiler. Eve zeytin kalmadı...
Nice sonra anlamıştım. O kadıncağız zeytin alırken zorlanıyordu. Alsa bu kaliteli zeytini çocuklar bir seferde tüketiyor. Yeniden alacak kadar para biriktirme şansı yok. Almasa sofraya konulacak zeytin yok. En iyisi zeytin varmış olsun ama pek yenilemesin. İdare olsun diye düşünüyordu.
Bakkal Amca-Ordu

