“Kapıda Amine duruyordu. Mahcup bakışlı, güzelliğiyle insanın içini ısıtan genç bir kız...”
Hatırama bugün de devam ediyorum... Cahit başını eğdi. “Baş üstüne ana…” dedi.
Zaman su gibi akıp geçti. Cahit artık güçlü bir genç olmuştu. Çekici eline aldığında demir sanki onunla konuşuyordu. Ünü çevre köylere kadar yayılmıştı. İnsanlar: “Demir işiniz varsa Cahit’e gidin” diyordu.
Ustası da artık yaşlanmıştı. Elleri titriyordu... Bir gün Cahit bir sandalye getirdi. “Ustam, sen otur” dedi. Ustası “Ben çalışırım oğlum” dese de yorulmasını istemedi. Eline bir çay verdi, “Bilemediğim yerde sen tarif edersin ustam” dedi. Ustası çok duygulandı. Cahit kazancın tamamını yine ustasına veriyordu. Usta ise hakkını ayırıp kalanını Cahit’e geri veriyordu.
Bir gün Cahit varlıkla bir müşterinin evine demir doğrama işine gitti. Avluda çalışırken bir ses duydu: “Babam sizi çağırıyor.”
Başını kaldırdı. Kapıda Amine duruyordu. Uzun saçlı… Mahcup bakışlı… Güzelliğiyle insanın içini ısıtan bir genç kız… Cahit’in kalbi hızlandı. İlk defa böyle hissetmişti. Amine de onu dikkatle izliyordu. Çalışkanlığı… Dürüstlüğü… Sessiz vakarı… Zamanla aralarında sıcak bir bağ oluştu.
Eğitim alsaydı “Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mahım,/Kurbanın olam var mı benim bunda günahım” mısralarını terennüm edebilirdi.
Cahit’in askerliğine bir hafta kalmıştı. Kasabanın ileri gelenleri araya girdi.
“Bu gençleri bekletmeyelim.”
İki gün içinde düğün yapıldı. Masrafları ustası karşıladı. Düğün sonrası Cahit ve Amine ilk olarak anne babasının elini öptü. Sonra ustanın yanına gittiler. Cahit eğildi: “Ustam…”
Usta gözleri dolu dolu baktı: “Mutlu olun evlatlarım...”
Günler geçti. Askerlik vakti geldi. Evin önünde herkes toplanmıştı. Asker duası yapıldı. Cahit annesine sarıldı: “Ana hakkını helal et.”
Annesi ağlıyordu. “Helal ettim oğlum…” Babası ona sarıldı: “Vatan size emanet.”
Sonra ustasının elini öptü. En son Amine’nin ellerini tuttu. Gözlerinin içine baktı. Annemi, babamı ustamı sana seni de önce Allah’a sonra kendine emanet ediyorum” dedikten sonra bir an sustu...
Cahit askerliğini Sivas Temeltepe’de yapacaktı. O giderken Amine arkasından uzun süre baktı. Gözyaşları yanağından süzülüyordu. Ama söz vermişti. Emanete sahip çıkacaktı. İki damla gözyaşı vatan sevgisinin perçinlenmiş mührüydü.
Basri Güler-Emekli Başöğretmen

