BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Geleneksel aile kültürü -2-

Evde büyükanne veya büyükbaba yemeğe başlarken yüksek sesle besmele çekince evde kimse besmele çekmeyi unutmazdı. Sofradan kalkan eğer ailece dua edilmez ise “elhamdülillah” diyerek kalkardı.
Geleneksel aile kültüründe insanlar töreleri iyi bildiği için mahalleli sokaktan gelip geçerken gördüğü nesnelere bakarak geçtiği evle ilgili çeşitli kanaatlere sahip olurdu…
Örnek olarak cumbalı ahşap evlerin pencerelerinde var olan çiçekler sadece çiçek olarak bulunmazdı. Her birine anlam katabilen bir gelenek vardı.
Yine kapı tokmaklarının da değişik anlamları vardı. Örnek olarak tokmaklar çift halkadan yapılırdı. Bunlardan, aslan başı motifli ve büyük olanı kalın ses çıkartırdı. Çiçek motifli ve küçük olan ince ses çıkartırdı. Eğer eve erkek misafir gelmiş ise erkek o kalın sesli tokmağı tıklatırdı. Böylece ev sahibi gelenin erkek olduğunu anlardı. Böylece kapıyı evin erkeği açardı. O anda evde erkek yok ise, evin hanımı veya kızı hazırlıksız yakalanmamış olur, gelen misafire tesettüre uygun hâlde kapıyı açardı.
Eğer eve ziyarete gelen kadın ise ince sesli tokmağı tıklatırdı. Gelenin bir hanım olduğu anlaşılırdı ve evin kapısını evin hanımı açardı. Bu geleneği kimse istismar etmezdi…
Hepsinden önemlisi insanlar birbirine hürmet ederdi. Herkes birbirini tanıdığı için birbirine selâm verirdi. İnsana saygı medeniyeti denilen şey buydu. Mahallelerde herkes birbirini tanırdı. Mahallenin zengini fakirini korur gözetirdi… Fakir olan da zenginin malına göz dikmez çünkü ondan yardım aldığı için ona dua ederdi.
Ola ki mahalleli arasında bir konuda sıkıntı yaşanırsa doğrudan mahkemeye gidilmezdi. Önce mahallede saygın insanlara durum anlatılır bir çözüm yolu bulunurdu. Böylece bugünkü gibi mahkeme koridorları dava dosyalarıyla dolup taşmazdı.
Mahallede birisi vefat ettiğinde cenaze evine bir hafta, on gün yemek yollanır, kimse onlara işittirecek tarzda gülüp eğlenmezdi. Böylece komşunun acısına ortak olunduğu belli edilirdi.
Bayramlarda mahalle kabristanına gidilir burada ziyaretler yapılır ve dualar edilirdi.
         Taha Uğur 
 
 
ŞİİR
 
 
             İSTANBUL BİLMECESİ 

Denkler iner, denkler biner Göztepe Kavşağı'nda.
Hasretleri, sarmalanmış vuslatları,
Yıllar ve geceler boyu kabaran umutları,
Göztepe Kavşağı'na indirir denkler.

Denkler, köy deresinde külle yunulmuş,
İki damla gözyaşıyla bağlanmış,
He deyince garaja taşınmış
Ve bir sabah Göztepe Kavşağı'na atılmış...

Denkler, çözülmeyi bekliyor denklem gibi.
Hele Garip Hüsam'ın dengi,
Çözüldükçe karışıyor yumak gibi.

Ah Hüsamlar, ah kavşaklar, ah denkler...
Kim çözebilmiş bu İstanbul bilmecesini?
Bir çözebilmiş Fatih Sultan Mehmed Han ki
O da yürütmüş karadan gemilerini.

Burası ne kasaban, ne şehrin,
Yine de sen bilirsin,
Keyif senin, zevk senin, denk senin
Ama İstanbul dengin mi be Hüsam?

                        Rıdvan Üzel
 
 
PRATİK BİLGİLER
 
Kıymık batması: Tahta kıymıkları gibi, cam ve maden parçacıklarını da çıkarmak için bir çakı veya bir iğnenin ucunu ateşte kızdırıp sonra yabancı cismin çevresi elden geldiğince genişletilir. Cisim uç tarafından geri itilir. Burada dikkatli olmak gerekir. Özellikle cam parçacıkları etin içinde büsbütün parçalanarak işi daha da güçleştirebilirler. Bu yüzden zorlamak doğru değildir. En iyisi yarayı musluğun altına tutarak hem yıkamak, hem de camın kendiliğinden çıkmasını sağlamaktır.
Kızartma: Kızartma yaparken, önce yağın iyice kızmasını sağlamalı, sonra da kızartılacak eti tamamen kuru olarak yağa atmalıdır. Bu sâyede kızgın yağın köpürüp, etrafa sıçraması önlenmiş olduğu gibi, etin de daha yumuşak pişmesi sağlanmış olur. Fakat kızartma yerine daima ızgara tercih edilmelidir.
Kızartma yaparken, bol yağ kullanılırsa, hava ile teması azalacağından, kızartılan maddenin vitaminleri ölmez.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619849 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/619849.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT