BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Hepsi mi komplo teorisi?

 
 
Bugün yaşadığımız Covit-19 salgını ile ilgili her şey, hem de neredeyse birebir…
-Amerikalı Dean Koontz’un, 1981 yılında “Karanlığın Gözleri” kitabında Wuhan-400 adı verilen bir virüsten bahsedilerek anlatılmış.
-Sylvia Browne ve Lindsay Harrison tarafından 2005’te yazılan Kehanetler Kitabı’nda konu edilmiş.
-Sekiz yıl önce çekilen Salgın filminde işlenmiş.
-2015 yılında, Çinli bilim adamlarının Vuhan’da Sars virüsü üzerinde gizli çalışmalar yaptığını anlatan bir belgesel çekilmiş.
-Böyle bir felaketin geleceği tıp dünyasının en saygın dergilerinden Nature’da yayınlanmış.
-Fransızlar, virüsün çıktığı Vuhan’da Viroloji Laboratuvarları kurmuş.
-Fransa’nın dünyaca ünlü Pasteur Enstitüsü tarafından 2004 yılında Covit-19 benzeri virüs geliştirme çalışması kamuoyuna sızmış.
-ABD Biyolojik Terör Kanunu’nu hazırlayan  avukat Dr. Francis Boyle, “Virüs Vuhan Viroloji Laboratuvarından kaçtı. Bunu Dünya Sağlık Örgütü biliyor” demiş.
-Aynı Dünya Sağlık Örgütü 2019’da öldürücü salgın uyarısında bulunmuş.
-The Economist, 2020 kapağında bugünlerin şifrelerini birebir vermiş ve pek çok analist, daha bugünkü hadiseler olmadan yaşanabilecekleri haber vermiş.
-Bu felaketin geleceğini önceden haber veren Prof. Yuval Harari gibi isimler “Devletlere değil, şirketlerin ne yaptıklarına bakın” uyarıları yapmış.
Alman Robert Koch gibi Avrupa’daki pek çok enstitü, laboratuvar ve ilaç şirketi bugünlerin geleceğini görüp, tâ 8-10 yıl öncesinden raporlar hazırlamış.
-Amerika’da askerî biyoloji laboratuvarlarında çalışan bir bilim adamı, virüs tehlikesini ABD basınına anlatmış, “Bu, laboratuvar işidir” demiş.
-Büyük baronların kurduğu şirketler, yıllar önce sensörlü/çipli ilaç ve aşılar geliştirip, insanları anlık takip ederek köleleştirebilecekleri teknolojinin hazırlıklarını tamamlamış.
-Dünya Sağlık Örgütü’nün eski uzmanlarından Peter Koenig, bu salgının amacının çipli ilaç ve aşıları yaygınlaştırmak olduğunu, bunun Davos’ta kararlaştırılan ID2020 projesinin parçası olduğunu söylemiş. Bu çipin ne olduğu resmi siteleri id020.org’da anlatılmış.
-Dünya teknoloji devi Microsoft’un kurucusu Bill Gates, Çin’de virüs çıkmadan iki ay önce yapılan Davos’ta ‘ilaç şirketleri ile düzenledikleri salgın tatbikatında, yakında ortaya çıkacak bir hastalık sebebiyle dünyada 65 milyon kişinin öleceğini’ söylemiş ve ‘artık zamanının tümünü aşı çalışmalarına ayırmak istediğini’ açıklamış.
Velhasıl gösterge çok…
Hepsine komplo teorisi deyip geçmek de mümkün…
Bunları ciddiye alıp, tedbir almak da…
Lakin şu ara devletler yangını söndürmekle meşgul oldukları için, ortak aklı devreye sokup, ‘dünyayı tek devlet, insanlığı tek millet’ olarak yönetme hayali kuran küreselcilerin oyununu bozacak hamle yapmaları zor görünüyor.
Bu teorilerin gerçekliğini, ‘yeni dünya’nın nasıl şekilleneceğini şu tufan geçtikten sonra daha net göreceğiz.
Onların bir hesabı varsa, bu dünyayı yaratan yüce Rabbimizin de bir hesabı vardır elbet.
Sahipsiz değiliz, yeter ki biz O’na layık olalım.
 
****************
 
Kıyamet alametleri…
 
Miraç kandilini buruk idrak ettik.
Mescid-i Aksa ve Kâbe-i şerif gibi, camilerimiz de mahzun kaldı.
Oysa Miraç’ta, Peygamber Efendimize kıyamete kadar olacakların hepsi gösterilmiş, o da Eshabına bunları bildirmişti.
Salgınlardan ölümlerin artacağı da onlardan biri.
Savaşlarda toplu ölümlerin olacağı yer olarak işaret edilen Suriye, Irak ve aşağısındaki bölgelerin hâli ise ortada.
Bunlar, inananlar için tabii…
Şükürler olsun ki, salgından ölen imanlı kişilerin, savaşta ölenler gibi şehit olacağı müjdeleniyor.
Her tedbiri alacağız, elimizden geleni yapacağız, gerisi takdir-i ilahi.
Bakmayın siz camilerden okunan salevat-ı şerifeleri ıslıklayanlara…
Böyle dönemler inançlı olanların imanını güçlendirir, olmayanları daha da azdırır.
Nitekim, dinimiz ilimde ve fende gayrimüslimlerden çok daha ileride olmamızı emrediyor, bunu üstümüze ‘farz’ olarak yüklüyor.
Emre uymadığımız için başımıza bu felaketler geliyor.
Tabii bir de “Sizi Allah’a şikâyet edeceğim” diyen günahsız yavruların ahı…
Bunca zulüm, sapkınlık dünyanın yanına kalır mı zannediyorduk!..
 
****************
 
Hayvanları aç bırakmayalım
 
Bizim site kedilerin en kıyak hayat sürdüğü yerlerden biriydi.
Hatta yükselen inşaatların arasında sıkışıp kalan sokak köpeklerini hususi beslemeye çıkan dostlar vardı.
Virüs salgını başlayınca insanlar evlerine çekildi, dışarı çıkamaz oldu.
Tek tük insan gören hayvanlar, etrafa şaşkınlıkla bakar hâle geldi.
Eskiden her akşam birilerinin dağıttığı mamayla beslendiği için ekmeğe, yemek artığına bile burun kıvıran kediler, şimdi avlanarak karnını doyurmaya başlamış…
Sitenin içerisinde kedilerin yediği kuş artıklarını görmeye başladık.
Bu hayvanları elimizle beslemeye alıştırdık.
Bugünlerde o dostlarımızı da ihmal etmeyelim…
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612903 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yucel-koc/612903.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT