Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Biz demedik, Kılıçdaroğlu söyledi
0:00 0:00
1x
a- | +A

Kurultayda para ile delegelerin satın alındığı tespitinden ötürü mahkemenin mutlak butlan kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığına getirildiği için, kurultay hilesinin suç ortakları Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel taraftarlarının çok ağır hakaretlerine maruz kalan Kemal Kılıçdaroğlu ilk kez canlı yayında sorulara cevap verdi. Sözcü TV’de, İmamoğlu-Özel trollerinin hayli etkisi altında kalmış sorulara dikkat çeken cevaplar verdi. Aldığım bazı notları burada paylaşmak istedim. Üzerine hiçbir yorum katmadan aktarıyorum.

“KURULTAYIN SATIN ALINMASI MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİ”

  • Mahkeme 38. Kurultay öncesi yönetime dönüş kararı aldığı için göreve döndüm. Ben kabul etmesem kayyım atanacaktı.
  • Benden, arınmayı yapacağım için korkuyorlar. Mutlak butlanla bizim dönmemize karşı çıkanlar partiye kayyım atanmasını dillendirdiler.
  • (İktidarla “butlan” kararı için iş birliği yaptınız mı?) sorusuna cevabı; Onlar ‘müzakere’ yaparken ben “Müzakere değil, mücadele olur” dedim. Özgür Özel, AK Parti’nin önemli bir aktörü ile ne görüşüyor, bunu neden sorgulamıyorsunuz? Arka kapı diplomasisini yapanlar onlardı. Bütün bunları unutturuyorlar, bizi bununla suçluyorlar.
  • Kurultay davası ile ilgili mahkemeye sunulan belgeleri verenler ‘değişimciler’di, siz benden belge istiyorsunuz. Davanın tarafı ben değilim, davayı da ben açmadım.
  • (Muharrem İnce, bir delegenin, Kılıçdaroğlu’na karşı kaybettiği 2018’deki kurultayda da 5 bin lira karşılığında iradesini sattığını anlattı. Buna ne diyorsunuz?” sorusuna cevap olarak; Paranın döndüğü, iradenin satın alındığı yerde fark yoktur. Burada sorun, dengeyi değiştirecek kadar para trafiğinin olması. Bunu sadece CHP için değil, siyasal tarihimiz açısından da ciddi bir olay olarak görüyorum.
  • Bir kurultayı satın alıyorsanız, bu aynı zamanda bir millî güvenlik sorunudur. Yarın başka bir ülke gelir, başka adamları bulup kurultayı satın alırsa ne yapacaksınız? Olmaz. Arınmayı o yüzden söylüyorum. Bizde kavgalar olur ama para pul işleri olmazdı. Şimdi niye oldu, bunu sorgulamanız gerekir. Bu parayı kim verdi, kimler dağıttı, kimler arabalara bindi, delegeler nasıl satın alındı? Ben söylemiyorum ki bunları, parayı alanlar anlatıyor. Yok almadın mı diyeceksiniz?
  • Bugüne kadar hiçbir delegeyi arayıp, bana oy verin demedim. Bunu diyen genel başkanlık yapamaz.

KURULTAY VE FEZLEKELER İÇİN DÜŞÜNCESİ NE?

  • (Fezlekeler Meclis’e geldiğinde ‘dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde mi oy verilmesini isteyeceksiniz?) sorusuna cevap olarak; Benim şahsımla ilgili bu gelse dokunulmazlığımın kaldırılmasını isterim.
  • Bütün yargıçlar Erdoğan’ın talimatıyla karar veriyor derseniz bu büyük bir hatadır. Böyle bir şey yok. Bu, yargıyı ve yargıcı töhmet altında bırakmak olur. Mutlak butlan kararı da sıradan bir karar değil. Bütün ders kitaplarına girecek bir karar.
  • Partiyi arındırmazsam görevimi yapmamış olurum, partiye ihanet etmiş olurum. Para pul işine giren, delege satın alan adamı nasıl koruyacağım?
  • Eski delegelerle hemen kurultaya gidemeyiz, yine mutlak butlan çıkar. Ama 4-5 ay sonra olağan kurultaya gidebiliriz.
  • (Temyiz itirazını geri çekip kurultaya gitmediği) suçlamasına cevap olarak; Arkadaşlarımızla görüşüp geri çekebiliriz. Fakat Özgür Bey “Temyiz kararını çekemeyiz, o zaman karar kesinleşir” demiş.

“ÖZGÜR ÖZEL’İ 4 İSİM HAKKINDA UYARMIŞTIM”

  • Özgür Bey’i, bir genel başkanın bilmesi gereken noktalarla ilgili bilgilendirdim. “Bazı belediye başkanlarını aday yapmayın, bunlarla ilgili partinin arşivinde raporlar var” dedim, dinlemediler. Şimdi bazıları cezaevinde. Niye dinlemediler? Ben bunları çıkıp konuşmuyorum, parti zarar görmesin diye, açıklamak zorunda bırakılıyorum. Özgür Özel’e problemli 4 belediye başkanının ismini vermiştim.
  • Ben her belediye seçiminden sonra Genel Merkez’de başkanları toplardım. Önce emekli bir Sayıştay denetçisi; belediyede harcamalar nasıl yapılır, denetlemelerde nelere bakılır, bunu anlatırdı. İçişleri Bakanlığından emekli bir müfettiş de belediyelerde dikkat edilmesi gereken hususları anlatırdı. Sonra yeminli müşavir gelirdi, o da belediye şirketleri üzerinde dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bilgiler verirdi. En son ben çıkardım “Arkadaşlar, koltuğa oturdunuz diye kendinizi dokunulmaz zannetmeyin. Her kuruşun hesabını millete verecek şekilde çalışın. Güçlü olmanın yolu, hesap verebilir olmaktır” derdim. Benden sonra bu niye yapılmadı?
  • Siz parti olarak belediyeleri denetleyeceksiniz. En çok soruşturma geçiren kişi benim CHP’de. Bir belediye başkanı halka hesap verebilir pozisyonda ise ona kimse bir şey yapamaz. Açılan kreşlere, yapılan sosyal yardımlara kimse soruşturma açabiliyor mu? Açamaz. Ama 1 milyon dağıtacağım deyip 500 binini cebine atarsa işte o zaman soruşturmayı yer. Her belediye başkanı kendisine soruşturma açılabileceğini bilmeli. Aziz Kocaoğlu kaç yılla yargılandı? 390 yılla. Yılmaz Büyükerşen yargılandı mı? Yargılandı. Böyle yargılanan çok belediye başkanımız oldu. Ama biz bunların hiçbirini parti meselesi yapmadık, gidip hesabını vereceksiniz, dedik. Beraat ettiklerinde de kimsenin haberi olmadı.

“BELEDİYEDEN PARA İSTEMEK, RÜŞVET İSTEMEK DEMEKTİR”

  • (Bunların bazıları sizin döneminizde de başkandı. Sizden sonra mı yolsuzluk yapmaya başladılar?) sorusuna cevabı; Yapılan açıklamalar var. Kendilerinden para istendiğini itiraf ediyorlar. Bir parti belediyeden para isteyemez. Para istenirse git rüşvet al, bana gönder demektir. Belediye nereden alacak parayı size? Bütçeden veremeyecek, resmî olarak aktaramayacak. Nereden aktaracak?
  • Bir araba yapılıyor (CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in makam arabasının yaklaşık 8 milyon liralık tefrişatının Uşak Belediyesi tarafından karşılanmasından bahsediyor) CHP’den yapılan açıklama şu; “Ha hazineden aldığımız yardımdan yaptırmışız, ha belediyeden?”
    Böyle şey olur mu? Hazine’den gelenle belediyeden gelen aynı şey olur mu ya? Bunda akıl mantık var mı? Ama bu ifade edildi, hiçbir gazeteci de çıkıp (muhalif medyayı kastediyor) Özgür Özel’e “Sen bunu nasıl söylüyorsun? Bu yanlıştır” demedi.
  • Belediye başkanı “Şu genel başkan yardımcısına parayı verdim” diyor. Söyleyin bana, o genel başkan yardımcılarından o kişiye tazminat davası açan var mı? Niye açmıyorlar ve siz gazeteciler niye sormuyorsunuz? Size ben para verdim desem, siz de almamış olsanız, bana dava açmaz mısınız?
  • Meclis’te 250 bin dolar bir poşetin içerisinde unutulmuş, tutanak tutulmuş. (Veli Ağbaba’nın odasında temizlikçi tarafından market poşetinde bulunduğu söylenen ve Meclis idare amirliğine teslim edilen ve Özgür Özel’in araya girmesi neticesinde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından üstü kapatıldığı öne sürülen paradan bahsediyor). O haberi yazan hakkında dava açıldı mı? Madem böyle bir hadise yok, Meclis Başkanı’nı da şahit göstererek niye dava açamıyorlar?
  • (Seçilseydiniz Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapacaktınız. O güne kadar ona sahip çıktınız da, sizin kaybettiğiniz kurultaydan sonra nasıl “arınılacak” kişi oldu?) sorusuna verdiği cevap; Arınmayı sadece İmamoğlu için söylemiyorum. Biz komisyonu bunun için kurduk. Belediye başkanları hakkında hazırlanan iddianamelerin hepsini kurduğumuz komisyon inceliyor. Birisi ‘rüşvet verdim’ diyorsa bunu partide mi tutacağım?
  • Disipline verdiklerimize “Gidin, aklanın gelin” dedik. Tüzüğümüzdeki uygulama böyle.
  • Siyasi olmayan davalarda savcının iddianamesine bakmak lazım. İtirafçılar var, adam verdim diyor. Banka havalesi var. Ne diyeceğiz buna şimdi? Siyasi mi diyeceğiz? İftira atılıyorsa bu kişiler neden dava açmıyor? Dava açılmıyorsa bu kabuldür.
  • (Yargı tarafsız değil) eleştirilerine cevap olarak; Türkiye’de hiç yolsuzluk yoktur, hâkimler tarafsız değildir diyerek bütün davaları kapatalım o zaman.
  • (Rüşvetçi belediye başkanlarını isimlerini neden vermiyorsunuz?) sorusuna cevap olarak; İsimlerini Özgür Özel’e verdiğimi söyledim.

“GENEL MERKEZE POLİS İSTEMEZDİM”

  • Cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan Adnan Beker’in ve CHP Genel Merkezi önünde o adamın otobüsünün ne işi vardı?
  • İçeride bir sürü partili olmayan adam vardı. Polisin zorla girmesine bunlar sebep oldu.
  • Ahlakı savunuyorum, yolsuzlukla mücadele ediyorum diye sokağa mı çıkamayacağım?
  • Partiyi arındırdıktan sonra ailemle oturup, yaşamak istiyorum.
  • Eşim tehdit ediliyor, suç duyurusunda bulunuyoruz hepsi yurt dışında çıkıyor.

“OSMANLI COĞRAFYASINA DÖNÜŞ” SÖZÜNE ELEŞTİRİLER

  • Türkiye, dünyadaki değişime ayak uyduramazsa, sadece kendi bölgesine hapsolursa oyun kurucu olamaz. Oyun kurucu olması için Osmanlı coğrafyası ve Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere, kültürel ve ekonomik açıdan bu bölgelere girmesi lazım.
  • Osmanlı coğrafyasındaki hiçbir devlet, Osmanlı arşivini elde etmeden kendi tarihini yazamaz. Yeni dünya düzeni farklı. Çin dev gibi geliyor, arkasından Hindistan ve Endonezya geliyor.
  • Bağımsız Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Ecevit oluşturmaya çalışmıştır. Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yataklarında söz hakkımız var. Libya ile anlaşma çok değerli ve çok önemli bir anlaşmadır.
  • Türk Cumhuriyetleri ile ortak alfabe çok önemli bir gelişmedir.
  • Kara Kuvvetlerimizin kuruluş tarihi 1200. İstanbul Üniversitesinin kuruluş tarihi 1453. Biz kendi tarihimizi bilmiyoruz. Ben kendi kültürümüzle gidişten bahsediyorum. Türkiye’yi bölgenin en güçlü ülkesi yapmak zorundasınız. Başka türlü oyun kurucu olamazsınız.

Yücel Koç'un önceki yazıları...