Alman basını Türkiye'yi Rusya'yla bir tuttu! Arnavutluk Başbakanı tokat gibi ders verdi
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Alman Die Welt gazetesine verdiği röportajda Türkiye'nin Batı Balkanlar'daki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ankara'nın bölge için herhangi bir tehlike oluşturmadığını söyleyen Rama, "Ben sadece istikrar ve barış için kardeşçe bir katılım görüyorum" dedi.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Alman basınının öncü yayınlarından WELT am Sonntag’a yaptığı değerlendirmelerde, Batı Balkanlar'daki jeopolitik dengelere ve dış aktörlerin rolüne ışık tuttu.
"TÜRKİYE İLE RUSYA'YI BİR TUTMAK KLİŞE"
Röportaj sırasında yöneltilen, Batı Balkanlar üzerindeki dış etkiler ve bu bağlamda Türkiye'nin siyasi nüfuzuna yönelik değerlendirmelere itiraz eden Rama, Türkiye ve Rusya'nın aynı kefeye konulamayacağını açıkladı:
"Bunlar klişe. Evet, Rusya gerçek bir tehdit. Ancak Çin'in emperyal bir ajandası yok, o sadece herkesin başa çıkmak zorunda olduğu bir gerçeklik. Batı Balkanlar'da Türkiye'den herhangi bir tehlike gelmiyor. Ben sadece istikrar ve barış için kardeşçe bir katılım görüyorum."
Batı Balkanlar'ı Avrupa'nın "açık karnı" olarak tanımlayan Arnavutluk Başbakanı, "Rusya bir virüstür. Radikal İslam bir virüstür. Suç bir virüstür" ifadelerini kullandı.
Rama, Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği'nin dışında bırakılmasının bölge açısından risk oluşturduğunu ileri sürdü.
AB'YE "BATI BALKANLAR" ÇAĞRISI
Arnavutluk'un 2030'a kadar Avrupa Birliği'ne katılması gündemdeyken Rama, üyelik sürecinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in aday ülkelerin AB iç pazarından aşamalı olarak yararlanması yönündeki önerisinin sorulması üzerine Rama, eski Almanya Başbakanı Helmut Kohl'ü örnek gösterdi:
"1989'da Duvar yıkıldığında Kohl, Doğu Almanyalılara şunu söylememişti: Şimdi 33 müzakere faslınız var, sonra sizi alırız. Aksine şöyle demişti: Hepimiz aynı gemideyiz."
RAMA'DAN UKRAYNA ÇIKIŞI: "HERKES BUNU BİLİYOR"
Rama'nın röportajdaki en sert çıkışlarından biri Ukrayna'nın Avrupa Birliği üyeliği konusunda geldi.
Ukrayna'nın mevcut kriterlere dayanan olağan üyelik süreciyle AB'ye alınamayacağını söyleyen Rama, Kiev'e verilen sözler için şunları söyledi:
"Ukrayna'ya bakın. Ona vaat edilen şey bir yalandır. Tüm kriterlerin olduğu olağan katılım sürecinde asla içeri alınmayacak. Bunu herkes biliyor."
Rama, Ukrayna'nın şimdiden masaya oturtulmasını ve liyakate dayalı bir süreç sonunda tam üyeliğe ulaşmasını önerdi.
"AB'DE VETO HAKKI KALDIRILMALI"
Avrupa Birliği'nin yeni üyelerle genişlemesi halinde karar alma mekanizmasının nasıl işleyeceği de Rama'ya soruldu.
Arnavutluk Başbakanı, yeni üyelerin kararları bloke edebilmesinin risk oluşturabileceğini söyleyerek veto hakkının kaldırılmasını istedi:
"Avrupa'nın Çin, ABD ve Hindistan ile rekabet etmesi gerektiğinde, bir üyenin her şeyi durdurabilmesi saçma"
YOLSUZLUK ELEŞTİRİLERİNE CEVAP VERDİ
Rama, Arnavutluk'taki yolsuzluk soruşturmaları ve üst düzey isimlere yönelik adli süreçler hakkında da konuştu:
"Arnavutluk, yolsuzluğun sistem olduğu bir ülkeydi. Bugün Arnavutluk, yolsuzluğa karşı mücadelenin sistem olduğu bir ülkedir. Ülkeyi temizleme sürecinin son aşamasındayız."
ABD ve AB denetimindeki yolsuzlukla mücadele kurumu SPAK'ın yürüttüğü soruşturmaların kendisi açısından "kısmen acı verici" olduğunu söyleyen Rama, süreci "sert ve kaçınılmaz" olarak görüldüğünü yineledi.
TRUMP'IN DAMADININ 4 MİLYAR DOLARLIK PROJESİ SORULDU
Röportajda ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın Arnavutluk kıyılarında planladığı milyarlarca dolarlık turizm yatırımı da gündeme geldi.
Projeye karşı ülkede protestolar düzenlendiği ve Rama hükümetinin "Arnavutluk'u satmakla" suçlandığı hatırlatıldı.
Rama, protestocuların haklı endişelerinin bulunduğunu ancak yalanlar ve komplo teorileriyle kışkırtıldıklarını söyledi. Yaklaşık 4 milyar dolarlık projede Trump ile kişisel ilişkilerinin etkili olduğu yönündeki soruya ise Rama, "Tüm bunlar başladığında Trump artık görevde değildi; ya hapse girecekti ya da Beyaz Saray'a geri dönecekti. Ayrıca henüz nihai bir sözleşme yok, hala müzakere ediyoruz." diyerek cevap verdi.
Projelerden birinin kamuya ait bir adada bulunduğunu öne süren Başbakan, adanın yalnızca yüzde 8'inde yapılaşmaya izin verileceğini ve adanın kamu mülkiyetinde kalacağını söyledi. İkinci projenin ise özel mülkiyetteki bir yarımadada bulunduğunu anlattı.
"TRUMP'I YENEMİYORSANIZ İNTİKAM İÇİN ARNAVUTLUK'A GELMEYİN"
Diğer yandan Rama, söz konusu tartışmaların arkasında Trump faktörünün bulunduğunu iddia etti:
"Dünyanın tüm medyasını ve buradaki tüm solu buraya çeken şey Donald Trump'ın uzun gölgesidir. Amerikalı demokrat dostlarıma söyledim: Eğer Amerika'da Trump'ı alt edemiyorsanız, intikam almak için Arnavutluk'a gelmeyin. Bu adil değil."
