Atina’nın korsan planında Fransız kalkanı: Paris kendi kurallarını Türkiye’ye karşı nasıl ihlal ediyor?
Doğu Akdeniz'de suları bulandırmak isteyen Atina, İsrail ve Güney Kıbrıs üçlüsü, Avrupa Birliği arkasına sığınarak yeni bir provokasyona imza atmaya çalıştı. Yunanistan’ın İraklio (Kandiye) İstasyonu ve GKRY'nin Larnaka İstasyonu üzerinden yayımladığı korsan NAVTEX’ler ile Girit-Kıbrıs hattında elektrik kablosu projesi (GSI) kisvesi altında Fransız bayraklı Abeille Marengo araştırma gemisini harekete geçirme çabası, yeniden Ankara’nın sert duvarına çarptı.
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Türkiye'nin haklarını gasp etmeye yönelik NAVTEX ilanları işe yaramıyor.
Fransız bayraklı Abeille Marengo araştırma gemisinin Türk kıta sahanlığına izinsiz girmesine asla izin vermeyeceğini net bir şekilde ilan eden Türkiye, yayımladığı karşı NAVTEX'lerle Atina'nın tüm provokatif planlarını altüst etti.
TÜRKİYE'DEN YUNANİSTAN'A DAKİKALAR İÇİNDE KARŞILIK
Yunanistan'ın To Vima gazetesi, Türkiye'nin Yunan NAVTEX'inin yayımlanmasından yalnızca dakikalar sonra karşı duyuru yayımladığını yazdı.
Antalya NAVTEX İstasyonu tarafından yayımlanan 1105/26 numaralı mesajda, Yunanistan'ın araştırma sahası olarak ilan ettiği bölgenin bir kısmının Türkiye'nin 18 Mart 2020'de Birleşmiş Milletlere bildirdiği kıta sahanlığı sınırları içerisinde bulunduğu açıklandı.
Türkiye, söz konusu araştırma faaliyetleri için Türk makamlarının muvafakatinin bulunmadığını duyurdu.
Karşı NAVTEX'te, Türk deniz yetki alanları içerisindeki bütün araştırmaların ilgili Türk makamlarıyla koordine edilmesi gerektiği ifade edildi.
Kathimerini de Ankara'nın araştırmaların Türkiye ile koordine edilmesini istediğini ve Yunanistan'ın NAVTEX yetkisine itiraz ettiğini okuyucularına aktardı.
DIŞİŞLERİ: TÜRKİYE'NİN MUVAFAKATİ ALINMADI
Dışişleri Bakanlığı, Fransız gemisinin planladığı araştırmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bakanlık, geminin Türkiye'nin Birleşmiş Milletlere bildirdiği kıta sahanlığı sınırları içerisinde izinsiz deniz bilimsel araştırma yapmayı planladığını duyurdu:
"Fransız bayraklı bir geminin, dış sınırlarını 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletler’e bildirdiğimiz kıta sahanlığımız dahilinde izinsiz kablo döşenmesine matuf gayrihukuki bir deniz bilimsel araştırma faaliyeti gerçekleştirme niyetinde olduğu görülmektedir.
Yunanistan ve GKRY tarafından bu amaçla yayımlanan yetkisiz seyir ikaz duyuruları ülkemizce iptal edilmiştir.
Söz konusu geminin yürütmeyi planladığı faaliyetin kıta sahanlığımız sınırları dahilinde kalan kısmı için uluslararası deniz hukukunun yerleşik hükümleri uyarınca ülkemizden alınması gereken muvafakatla ilgili süreç ise henüz tamamlanmamıştır.
Uluslararası hukuktan kaynaklanan egemenlik haklarımızı koruma konusundaki kararlılığımız tam olup, bölgede iş birliği, diyalog ve eş güdümü esas alan bir yaklaşımı benimsemeye devam edeceğiz. "
YUNAN BASINI FRANSIZ GEMİSİNİN HAREKET PLANINI DUYURDU
Türkiye'nin karşı NAVTEX'inin ardından gözler Fransız araştırma gemisinin hareketine çevrildi.
Yunanistan'ın To Vima gazetesi, 7 Kasım tarihli haberinde Abeille Marengo'nun Girit'teki Heraklion Limanı'ndan sabah saat 09.00'da ayrılmasının planlandığını yazdı.
Christos Kolonas imzalı habere göre gemi, deniz tabanı araştırmalarına başlamadan önce sonar ve derinlik ölçüm cihazlarının son kontrollerini gerçekleştirecek.
27 Ekim'den bu yana Heraklion Limanı'nda bulunan geminin, Girit'in güneydoğusundan Kıbrıs yönüne uzanan güzergahta çalışması planlanıyor.
Yunan gazetesi, 2024 yılında Kaşos Adası açıklarında kesintiye uğrayan araştırmaların yaklaşık yüzde 60'ının tamamlandığını da aktardı.
Ancak geminin planlanan hareketi, Türkiye'nin araştırma güzergâhının kendi kıta sahanlığında kalan bölümüne ilişkin itirazını ortadan kaldırmıyor.
YUNANİSTAN TÜRKİYE KORKUSU YÜZÜNDEN ÇARESİZ KALDI! PROJENİN HER AŞAMASINDA FRANSA VAR
Doğu Akdeniz'deki elektrik bağlantısı projesinde Fransa'nın rolü yalnızca araştırma gemisiyle sınırlı değil.
Yunan basınında yer alan bilgilere göre projenin yüzde 66 hissesi ağustos ayında Fransız Meridiam şirketine geçti. Yunanistan'ın elektrik iletim sistemi işletmecisi ADMIE ise yüzde 34 payla azınlık ortağı konumunda bulunuyor.
Deniz tabanı araştırmalarını Fransız Nexans şirketi yürütürken çalışmalarda kullanılacak Abeille Marengo da Fransız bayrağı taşıyor.
ULUSLARARASI HUKUKTA ANA KARA GERÇEĞİ
Türkiye, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) taraf ülkeler arasında bulunmuyor. Bununla birlikte Ankara, kıta sahanlığına ilişkin haklarını uluslararası teamül hukuku ve hakkaniyete uygun sınırlandırma ilkelerine dayandırıyor.
Yunanistan'ın adeta "anayasa" gibi göstermeye çalıştığı UNCLOS'un hükümleri bile aslında Türkiye'nin haklılığını açıkça tescil etmekte.
KABLO SERBESTİSİ İLE ARAŞTIRMA İZNİ AYRIMI
UNCLOS'un 58. ve 79. maddeleri, tüm devletlere kıta sahanlığında denizaltı kabloları döşeme özgürlüğü tanımaktadır. Ancak bu, sınırsız bir imtiyaz değildir; kablo döşemeyi planlayan devlet, rotayı koordine etmek ve kıyı devletinin haklarını ihlal etmemesini sağlamak zorunda.
ARAŞTIRMA İÇİN AÇIK RIZA ŞARTI
UNCLOS'un 246. maddesine göre, münhasır ekonomik bölgede veya kıta sahanlığında gerçekleştirilen herhangi bir deniz bilimsel araştırması (MSR) için kıyı devletinin açık rızası ve yetkilendirmesi gerekmektedir. Kablo rotalarını belirlemek amacıyla deniz tabanının jeolojik yapısını, batimetrisini ve sismik özelliklerini inceleyen kapsamlı su altı araştırmaları bu kapsama girmektedir. Dolayısıyla Türkiye, kıta sahanlığında operasyon yapacak bir araştırma gemisinden yazılı izin talep etme ve izinsiz veri toplanmasını önleme hakkına eksiksiz bir şekilde sahiptir.
"KARA DENİZİ DOMİNE EDER"
Uluslararası deniz hukukunda sıkça alıntılanan "Kara denizi domine eder" ilkesi, deniz alanları üzerindeki hakların ana kara kıyılarından doğrudan türediğini ve coğrafi adaletsizlikleri önlemek için hakkaniyet ilkesinin uygulandığını vurgulamakta. Uluslararası Adalet Divanı (UAD) kararları da (örneğin 1969 Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı Davaları ve 1982 Tunus-Libya Davası) kıta sahanlığı haklarının, ana karanın doğal bir uzantısı olmasından kaynaklandığını hükme bağlamıştır.
FRANSA'NIN BÜYÜK İKİ YÜZLÜLÜĞÜ: KENDİ ÜLKESİNDE UYGULAMADIĞINI TÜRKİYE'YE DAYATMAYA ÇALIŞIYOR
Doğu Akdeniz'deki bu projede kilit rol oynamaya çalışan Fransa'nın, kendi arka bahçesindeki adalara uyguladığı çifte standart ise ibretlik bir hukuki skandal.
1977 İngiliz-Fransız Kıta Sahanlığı Tahkimatı tam da bu durumu açıklamakta. Fransa kıyısına çok yakın konumda bulunan ve nüfusu 130.000 olan, kendi kendine yeten Britanya Kanal Adaları'na tam kıta sahanlığı (EEZ) etkisi tanınmamış; adalar yalnızca 12 deniz mili karasuyu ile sınırlandırılarak Fransa'nın kıta sahanlığı içinde bir anklav (ada içi hapsedilmiş alan) olarak bırakılmıştır.
Kendi ülkesinde deniz hukuku kurallarını bu hakkaniyet ve ana kara esaslı mantıkla uygulayan Paris yönetimi, Türkiye'nin BM'ye deklare edilmiş meşru kıta sahanlığı haklarını hiçe saymaya kalkışıyor.
DAHA ÖNCE FRANSA'YA GÜVENEN YUNANİSTAN NE GÖRMÜŞTÜ?
Doğu Akdeniz'de Fransız araştırma gemileri ile Türk Deniz Kuvvetleri arasında daha önce de gerilim yaşandı.
Nisan 2021'de Fransa'ya ait L'Atalante araştırma gemisi, Yunan savaş gemisinin eşliğinde Türkiye'nin kıta sahanlığı olarak bildirdiği bölgeye yönelik araştırma faaliyeti yürütmek istedi.
Türkiye, Yunanistan'ın NAVTEX'ine karşı duyuru yayımladı. Türk Deniz Kuvvetlerinin müdahalesinin ardından Fransız gemisinin araştırmaları engellendi.
Dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Türk kıta sahanlığında izinsiz araştırmaya izin verilmediğini açıkladı.
Eylül 2021'de ise Fransız bağlantılı Nautical Geo araştırma gemisi, Girit açıklarında Türk savaş gemisinin telsiz uyarısıyla karşılaştı.
Millî Savunma Bakanlığı, geminin Türk kıta sahanlığına girmemesi için uyarıldığını, fiziksel müdahalede bulunulmadığını duyurdu.
2020'DE FRANSA İLE RADAR KRİZİ YAŞANMIŞTI
Türkiye ile Fransa arasında Haziran 2020'de Libya açıklarında da deniz yetki alanları meselesinden farklı bir askerî gerilim yaşandı.
Fransa, Courbet fırkateyninin Türk savaş gemileri tarafından atış kontrol radarıyla hedef alındığını iddia etti.
Ankara ise suçlamaları reddetti. Türk askerî yetkililer, Fransız gemisine radar kilidi atılmadığını ve Türkiye'nin olayla ilgili kayıtları NATO makamlarına ilettiğini açıkladı.
Olay NATO'da incelemeye konu olurken iki ülke arasında diplomatik tartışmaya neden oldu.
ATİNA'DAN FRANSIZ GEMİSİ AÇIKLAMASI
Türkiye'nin karşı NAVTEX'inin ardından Yunan diplomatik kaynakları da açıklama yaptı.
Yunan tarafı, Abeille Marengo'nun çalışmalarının şirketin operasyonel planlaması doğrultusunda Yunanistan ve GKRY'nin karasuları ile kıta sahanlığı olarak kabul ettikleri alanlarda yürütüleceğini savundu.
Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Tassos Hadjivassiliou ise GSI projesinin yalnızca Yunanistan ve GKRY'nin değil, Fransa'nın da çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi.
KATHIMERINI YAZDI: ATİNA, FRANSA'YI TÜRKİYE'DEN İZİN İSTEMEMESİ İÇİN UYARDI
Türkiye'nin karşı NAVTEX hamlesinin ardından Yunanistan'ın Kathimerini gazetesi, Ankara ile Paris arasında yürütülen diplomatik temasların ayrıntılarını yayımladı.
Vassilis Nedos ve Manolis Kostidis imzalı 7 Kasım tarihli habere göre Türk ve Fransız yetkililer arasındaki son görüşme, Yunanistan'ın NAVTEX yayımlamasından birkaç saat önce gerçekleşti.
Ancak Paris'in diplomatik kanallardan yaptığı bilgilendirme Ankara'nın taleplerini karşılamadı.
Gazete, Türkiye'nin Fransız tarafıyla yürütülecek koordinasyonun diplomatik kanallar üzerinden yazılı biçimde yapılmasında ısrar ettiğini aktardı.
Haberde asıl öne çıkan ayrıntı ise Atina'nın Paris'e yönelik uyarısı oldu.
Kathimerini'nin Yunan yetkili kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Atina, Fransız tarafına Türkiye ile kurulacak iletişimin herhangi bir şekilde izin talebi niteliği taşımaması gerektiğini iletti.
Böylece Yunanistan'ın, Fransız gemisinin Türkiye'den resmî izin istemesine karşı çıktığı Yunan basınına da yansıdı.
FRANSA İLE TÜRKİYE ARASINDA YENİ TEMAS İHTİMALİ
Kathimerini, Ankara ile Paris arasındaki görüşmelerde henüz uzlaşma sağlanamadığını ancak diplomatik temasların devam edebileceğini yazdı.
Gazetenin aktardığına göre Fransız tarafı, projenin Türkiye ile Yunanistan arasında yol açtığı siyasi tartışmaların kamuoyuna yansımasından rahatsız.
Yunan kaynaklar, Fransız gemisi araştırma sahasına yaklaşırken yeni bir diplomatik formül üzerinde anlaşılabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.
Türkiye ise kendi kıta sahanlığında araştırma yapılabilmesi için gerekli muvafakat sürecinin henüz tamamlanmadığını açıklamıştı.
YUNAN BASINI YENİ TARİH VERDİ: 9 KASIM
Kathimerini, Abeille Marengo'nun araştırma faaliyetlerine yeniden başlamak üzere 9 Kasım Pazartesi günü Girit'teki Heraklion Limanı'ndan ayrılmasının beklendiğini yazdı.
Gazete, geminin Girit'in doğusundaki Kavo Sidero Burnu'nu geçmesinin ardından Türkiye'nin atacağı adımların daha net görülebileceğini aktardı.
Haberde görüşlerine yer verilen kaynaklar, diplomatik uzlaşma sağlansa bile Türkiye'nin araştırmaları bir gemiyle yakından takip edebileceği değerlendirmesinde bulundu.
Böylece Yunan basını, araştırma takviminin devam edeceğini duyururken Ankara'nın denizdeki gelişmeleri takip edeceği ihtimalini de gündeme taşıdı.


