Yunanistan'ın '10 mil' tuzağını Türk teknolojisi bozdu! Atina 'dayanma şansımız kalmadı!' diyerek sitem etti
Yunanistan’ın Ege’de tek taraflı "10 mil" iddiasıyla yürüttüğü algı çalışması Türk İHA'larının teknolojik üstünlüğüyle boşa çıkarılırken, Yunan basını Türk sensörleri ve yerli teknoloji mimarisi karşısında Atina'nın dayanma şansının kalmadığını itiraf etti.
Ege’de hava sahası ve uçuş faaliyetleri üzerinden Türkiye ile Yunanistan arasında süren gerilim, Türk Hava Kuvvetleri ile İHA/SİHA unsurlarının bölgedeki artan faaliyetleriyle yeniden Yunan basınının gündemine taşındı.
Atina’nın 6 millik karasularına rağmen 10 millik hava sahası iddiasını sürdürdüğü Ege’de, Türkiye’nin insansız hava araçlarıyla yürüttüğü keşif ve gözetleme faaliyetlerinin Yunan savunma sistemleri üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekildi.
Yunanistan’ın önde gelen yayın organlarından Kathimerini gazetesi, Ege üzerinde Türk jetleri ve İHA’larının 25 kez hava sahası ihlali yaptığını iddia ederek Atina’nın yıllardır sürdürdüğü "sanal mağduriyet" söylemini yeniden vizyona sokmaya çalıştı. Ancak Türkiye, Yunanistan’ın bu tek taraflı 10 millik hava sahası iddiasını tanımazken, 6 milin ötesindeki alanı uluslararası hava sahası olarak kabul ediyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) düzenlemeleri kapsamında Ege’deki uçuş bilgi bölgeleri (FIR) hava trafik hizmetlerini düzenlerken, FIR sorumluluğu tek başına egemenlik hakkı doğurmuyor.
"10 MİL" OYUNU
Uluslararası hukuka ve 1923 Lozan Barış Antlaşması'na göre bir ülkenin kara suları genişliği ile hava sahası genişliği eşit olmak zorunda. Türkiye ve Yunanistan’ın Ege’deki kara suları 6 deniz mili iken, Atina yönetimi dünyada eşi benzeri olmayan tek taraflı bir uygulamayla hava sahasının 10 mile kadar uzandığını iddia etmeye devam ediyor.
Türkiye ise ulusal hava sahasının sınırının karasularının dış sınırıyla örtüşmesi gerektiğini görüşünde. Ankara, 1944 Chicago Sözleşmesi’nin devletlerin kara ülkesi ve karasuları üzerindeki hava sahasında egemenliğini düzenleyen 1 ve 2’nci maddelerine dayanarak, Ege’de 6 deniz mili karasuyuna sahip Yunanistan’ın ulusal hava sahasının da 6 deniz miliyle sınırlı olması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle Atina’nın 6 ile 10 mil arasındaki bölgede gerçekleşen Türk askeri uçuşlarını “hava sahası ihlali” olarak kayda geçirmesi, Ankara tarafından hukuken geçersiz kabul ediliyor.
Yunan tarafı, 6 ile 10 mil arasındaki uluslararası hava sahasında devriye görevi yapan Türk jetlerini ve İHA'larını "ihlal" olarak nitelendirerek iç kamuoyunda mağduriyet algısı oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca sivil havacılık koordinasyonu için belirlenen Atina FIR hattının askeri uçakları kapsamadığı gerçeği göz ardı edilerek, Türk uçaklarından uçuş planı talep edilmesi de Atina'nın dayatmaları arasında yer alıyor.
YUNAN BASININDAN TARİHİ İTİRAF: "TÜRK İHA’LARI HAVA SAVUNMAMIZI MAHVEDİYOR"
Atina yönetimi Ege’de diplomatik mağduriyet algısı üretmeye çalışırken, Yunanistan merkezli Topontiki gazetesi yayımladığı analitikte Türkiye’nin uyguladığı teknolojik üstünlük doktrinini itiraf etmek zorunda kaldı.
"Türklerin Ege'de İHA'larla uyguladığı yıpratma savaşı nasıl yürütülüyor?" başlığıyla verilen haberde, Türkiye'nin Ege'deki hava gücü dengesini kökten değiştirdiği kaydedildi.
"VURUCU ZİNCİRİMİZ HARİTALANDIRILIYOR"
Yunan Genelkurmayı’nın büyük bir endişe içinde olduğunu aktaran Atina basını, Türk İHA ve istihbarat uçaklarının Yunan savunma sistemlerini nasıl felç ettiğini şöyle açıkladı:
"Türkiye artık her gün Yunan savaş uçaklarıyla havada it dalaşına girip güç gösterisi yapmıyor. Ankara bunun yerine çok daha tehlikeli ve karmaşık bir strateji uyguluyor: Kesintisiz bilgi toplama ve kademeli ekonomik yıpratma.
Türk İHA'ları ve gözetleme uçakları; Yunan Deniz Kuvvetleri’nin hareketlerini, hava üslerimizin reaksiyon sürelerini, radar emisyonlarımızı ve iletişim modellerimizi anlık kaydediyor. Modern askeri teori açısından Türkiye, Yunan hava savunmasının 'vurucu zincirini' haritalandırıyor. Yani tehdidin radarda görüldüğü andan jetimizin kalkışına kadar geçen tüm mekanizmayı çözüyorlar."
Haberde, Türk SİHA’larının saatlerce havada kalabilme yeteneği ve sıfıra yakın işletme maliyetine karşılık, Yunanistan’ın her kalkışta binlerce dolarlık F-16/Rafale yakıtı harcayarak ekonomik ve personelsel açıdan tükenme noktasına geldiğine dikkat çekildi.
Mavi Vatan stratejisiyle Ege'deki bilgi ve ağ hakimiyetinin tamamen Türkiye'nin eline geçtiği ifade edilirken, "Ege’deki rekabet artık sadece pilotlar arasında değil. Türk sensörleri, algoritmaları ve yerli teknoloji mimarisi karşısında yaşanıyor. Bu yıpratma savaşında Atina'nın uzun vadeli dayanma şansı kalmadı" değerlendirmesine yer verildi.
