Dünyanın kara listesini tutuyor! Türk şirketi ambargo riskine karşı koruyor
Rusya-Ukrayna savaşı ile tavan yapan yaptırım trafiğini tek bir aksama yaşamadan yöneten Türk teknoloji şirketi CompLead, geliştirdiği yapay zekâ altyapısıyla kara liste ve ambargo risklerine karşı şirketleri koruyor.
Uluslararası mali suçlarla mücadele, terörizmin finansmanı, ambargo ve kara listeler... Özellikle Donald Trump döneminde Rusya ve İran’a yönelik ambargolar sebebiyle binlerce firma kara listeye girerken, Türk şirketi ‘CompLead’ oluşturduğu listelerle ticarete yön veriyor.
Sanction Scanner adıyla tam 6 yıl önce İstanbul’da Yıldız Teknik Üniversitesinin kuluçka merkezinde küçük bir girişim olarak yolculuğuna başlayan, bugün ise 80’den fazla ülkede 800’den fazla dev kuruma hizmet sunan CompLead, yanlış ticari ortaklıkların önüne geçiyor.
Şirketin Kurucusu ve CEO’su Fatih Coşkun, küresel krizlerin ve savaşların yaptırım trafiğini görülmemiş seviyelere çıkardığını belirterek, şirket tarihindeki en büyük dayanıklılık testini Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında verdiklerini söyledi. Savaşın patlak vermesiyle birlikte her gün binlerce yeni kişi ve şirketin küresel kara listelere eklendiğini hatırlatan Coşkun, “Rusya-Ukrayna Savaşı dönemi bizim sistemlerimiz için âdeta bir yangın yeriydi. Her gün binlerce yeni yaptırım kararı açıklanıyor, yaptırım listeleri saat başı güncelleniyordu. Müşterilerimiz için aynı gün içinde yüz milyonlarca kara liste taraması ve sorgulama gerçekleştirdik. Sistemimizde tek bir aksama dahi yaşanmadan bu süreci yönettik” dedi.
TEKNOFEST'ten 35 yıl önce başlayan ilk insansız Türk uçağı UAV-X1 hikayesiyle nereden nereye dedirtiyor
Coşkun, yalnızca Rusya değil; İran, Kuzey Kore ve Afganistan gibi ülkelerin de kara listelerin en tepesinde yer aldığını, bu ülkelerle bağlantılı finansal hareketlerin uluslararası sistemde çok sıkı kontrol altında tutulduğunu ve yaptırım baskısının her geçen gün daha da arttığını belirtti. Dünyada her ülkenin kendi finansal sistemini ve vatandaşlarını korumak adına regülatör kurumlar aracılığıyla yaptırım listeleri yayınladığına işaret eden Coşkun şunları kaydetti:
Türkiye’de MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurumu), ABD’de OFAC ve İngiltere’de FCA gibi kurumların yayınladığı kara listeler finansal kuruluşlar için yasal bir zorunluluktur. Kurallara uyulmadığı takdirde bankalar ve finansal kuruluşlar varlıklarını tamamen kaybedebilir. Son dönemde bunun çok somut örneklerini yaşadık. ABD yönetimi tarafından kara listeye alınan, Türkiye’de lisanslı Golden Global Bank vakasında gördük ki; Amerikan otoritesi yaptırım kararı aldığı an, ülkemizdeki BDDK da bankanın lisansını iptal etti. Gözünün yaşına bakılmayan, telafisi olmayan bir süreçten bahsediyoruz. Dolayısıyla bankalar, ödeme kuruluşları, kripto platformları, hatta otomotiv ve denizcilik devleri dahi kara liste tarama yazılımlarımızı kullanmak zorunda. Yazılımımızla 220 ülke ve bağımsız bölgeden anlık ambargo, kara liste, arama kararları ve negatif haber verilerini tarıyoruz. Yapay zekâ destekli altyapımız sayesinde bankaların önündeki hatalı kara liste alarmları yüzde 77 oranında azaltılıyor. Biz kurumlara âdeta kusursuz bir zırh ve alet çantası sunuyoruz.
Geliştirilen sistemin zamanla sadece bir kara liste tarayıcısı olmaktan çıkıp çok katmanlı bir yapay zekâ platformuna dönüştüğünü vurgulayan Coşkun, “Finansal suçlar artık sadece kara listedeki birinin işlem yapmasıyla sınırlı değil. Sahte hesaplar, paravan şirketler, negatif medya izlemeleri ve karmaşık para aklama trafi ği var. Biz de bu altı farklı kontrol noktasını birleştiren platformumuzu yapay zekâ ile güçlendirdik ve adını ‘CompLead’ (Lead on Compliance - Uyumda Lider) olarak güncelledik. ‘Sanction Scanner’ markamız ise kara liste ve ambargo taramalarına odaklı özel bir ürünümüz olarak yoluna devam edecek” diye konuştu.
ABD'YE REHBERLİK EDECEK
Tamamen kendi öz kaynaklarıyla büyüyen bir şirket olduklarını vurgulayan Coşkun, gelirlerinin yüzde 50’den fazlasını yurt dışından elde ettiklerini söyledi. Londra ofisinden sonra geçtiğimiz ay New York’ta CompLead şirketini kurduklarını duyuran Coşkun, “Türkiye’de 200’den fazla lisanslı kurumla çalışıyoruz. Yurt dışında ise BM kuruluşlarından dünyaca ünlü devlere kadar yüzlerce müşterimiz var. Şimdi yapay zekâ dönüşümümüzü taçlandırmak ve dünyanın en büyük finansal denetim pazarı olan ABD’de büyümek istiyoruz. Bugün cironun yüzde 8’i ABD’den geliyor. New York açılımımızla bu payı katlayacağız” dedi.

