Gıda fiyatlarının yüzde 75’i üretim sonrası oluşuyor! Türkiye’de üretici ile market arasındaki fiyat farkı yedi kat
Gıda fiyatlarının yükselmesinde tarımsal üretim maliyetleriyle birlikte ürünün tarladan tüketicinin sofrasına ulaşana kadar geçtiği safhalar da önemli rol oynuyor.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde tüketicinin gıdaya ödediği fiyatın yüzde 75’i üretim sonrası aşamalarda oluşurken, işleme, lojistik ve toptan ticaretin değer zinciri maliyetlerindeki payı yüzde 40’a kadar çıkıyor. Türkiye’de de üretici ile market arasındaki fiyat farkı bazı ürünlerde yedi katına ulaşırken fiyatların düşürülmesinde üretim kadar taşıma, depolama, işleme ve dağıtım süreçlerinin önemi vurgulanıyor.
Balsu Gıda'dan 4,6 milyar TL'lik hamle! Yüzde 57 maliyetli borç kapatıldı
Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin (TZOB) eylül ayı verileri de üretici ile market arasındaki fiyat farkını gözler önüne serdi. Üreticide 7 lira olan limon, markette 51 lira 34 kuruşa satılırken fiyat farkı yüzde 633,4’e ulaştı. Limonu yüzde 339,1 ile kuru incir, yüzde 337,8 ile havuç, yüzde 237,9 ile elma ve yüzde 228,3 ile maydanoz takip etti. Üreticide 11 lira olan havuç markette 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma ise 73 lira 20 kuruşa satıldı. Böylece limon tüketiciye üretici fiyatının 7,3 katına, havuç 4,4 katına, elma ise 3,4 katına çıktı.
Tarladan markete uzanan fiyat oyunu deşifre oldu! Ölüler adına bile milyonluk fatura kesmişler
FAO’ya göre özellikle meyve, sebze, süt ve et gibi bozulabilir ürünlerde taşıma, depolama ve soğuk zincir altyapısındaki eksiklikler maliyetleri arttırıyor. Ürünlerin hasattan tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte yaşanan kayıplar da fiyatlar üzerinde ilave baskı oluşturuyor. Tarımsal verimliliğin artırılmasının yanı sıra sulama, ulaştırma, soğuk hava depoları ve gıda kayıplarını azaltacak yatırımların güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Üretimden perakendeye kadar birbirini tamamlayan yatırımların, tek bir alanda yapılan iyileştirmelere göre daha büyük maliyet avantajı sağlayabileceği belirtiliyor.
Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Derneği Başkanı Nihat Çelik, Türkiye’nin dört mevsim her türlü gıdayı üretebilecek potansiyeli olduğunu söyledi. Çelik, “Bugün petrol savaşlarının yakın gelecekte yerini gıda savaşlarına bırakacak olması düşünüldüğünde gıda üretimimizin ne denli önemli olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. En stratejik silah olan gıda üretiminde ülkemiz var olan potansiyelini en iyi bir şekilde kullanmalı. Gıda üretiminin baş aktörleri olan çiftçiler, yetiştiriciler özellikle de aile işletmeleri çok daha fazla desteklenmeli, gıda üretiminde sadece kendine yeten değil başta komşu ülkeler olmak üzere diğer ülkelere gıda ihracatı yapan bir ülke konumuna gelinmesi gerekli” dedi.

