Tarladan sofraya devlet eli şart! Tarımda kısır döngü: Ürün yoksa fiyat uçuyor, ürün varsa çiftçi zarar ediyor
Zirai don ve düşük rekolte döneminde fiyatlar yükselirken, bol ürün alınan sezonda çiftçi, emeğinin karşılığını alamıyor. Sektör temsilcileri tarladan sofraya kadar sistemin yeniden kurgulanması gerektiğini, kooperatifçiliğin yaygınlaştırılmasını ve TMO, ESK, ÇAYKUR benzeri kamu kurumlarının daha da güçlendirilerek yaş meyve ve sebze alanında da devreye girmesi gerektiğini ifade ediyor.
Geçen yıl zirai don sebebiyle birçok meyvede üretim kaybı yaşanırken, 2026’da tablo tersine döndü ve rekor üretime ulaşıldı. TÜİK verilerine göre meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi yüzde 60,8 artarak 31,5 milyon tona çıktı.
Elmada yüzde 97,4, şeftalide yüzde 109,2, üzümde yüzde 60,5, zeytinde yüzde 75,5 ve kirazda yüzde 289,7 artış yaşandı. Bolluk döneminin en çarpıcı örneklerinden biri elmada yaşandı. Geçen yıl ürün bulmakta zorlanan sektör, bu yıl yüksek rekolteyle karşı karşıya kaldı. Özellikle meyve suyu ve konsantre sanayisinde kullanılan düşük kalite sınıfındaki elmaların kilogram fiyatı bazı bölgelerde 4 liraya kadar geriledi.
Toplama işçiliğinin maliyetinin de yaklaşık 4 lirayı bulması, üreticiyi ürünü dalında bırakma noktasına getirdi. Benzer şekilde şeftali üreticileri bazı bölgelerde maliyetinin altında fiyatlarla karşı karşıya kalırken üzümde, fındıkta, kayısıda, mercimekte ve bazı sebzelerde yüksek rekolte gelire dönüşmedi.
Türk Eximbank ve Kanada ortaklık için imzayı atıyor: Bakan Bolat ayrıntıları paylaştı
Üretimin azlığı da fazlalığı da ayrı bir mağduriyet oluştururken, tarımdaki temel sorunlardan biri olan planlama, depolama ve pazarlama eksikliğini yeniden gündeme getirdi.
BEREKET SOFRAYA YANSIMIYOR
Bu tabloda kaybeden sadece üretici değil. Bolluğa rağmen tüketici de ucuza ürün tüketemiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin eylül ayı verilerine göre üreticide kilogramı 21 lira 66 kuruş olan elma markette 73 lira 20 kuruşa, üreticide 11 lira olan havuç markette 48 lira 16 kuruşa satıldı.
Marulda üretici fiyatı adet başına 15 lira 74 kuruş olurken market fiyatı 50 lira 81 kuruşa ulaştı. Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı yalnızca aracı kârından oluşmuyor. Nakliye, ambalaj, işçilik, fire, depolama, komisyon ve perakende giderleri de nihai fiyata ekleniyor. Bu durum mevcut tedarik zincirinin verimliliğini ve üreticinin pazarlık gücünü de tartışmaya açıyor.
TARLADAN PAZARA KADAR PLANLAMA
Sektör temsilcileri, tarımda üretici ile tüketicinin aynı anda mağdur olmasının önüne geçmek için üretimden pazarlamaya kadar yeni bir sistem kurulması gerektiğini, kooperatifçilik sisteminin yaygınlaştırılması ve TMO, ESK, ÇAYKUR benzeri kamu kurumlarının daha da güçlendirilerek yaş meyve ve sebze alanında da devreye alınması gerektiğini ifade ediyor.
Devletin bu konuda etkin rol alması gerektiğini belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Ömer Demir “Tarımda üretimden pazarlamaya kadar bütün süreç yeniden ele alınmalı. Hangi bölgede ne kadar üretim yapılacağı önceden planlanmalı, üretim miktarı ve iç piyasanın ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir. Ürün bol olduğu zaman çiftçi malını satamadığı için zarar etmemeli, ürün azaldığında da tüketici yüksek fiyatlarla karşı karşıya bırakılmamalıdır.
Üreticinin maliyetini karşılayacağı, tüketicinin de makul fiyatla alışveriş yapabileceği bir sistem kurulmalıdır. Yaş meyve ve sebzede iç piyasanın ihtiyacı dikkate alınmalı, ihracat ve iç tüketim dengesi gözetilmelidir. Üreticinin yalnızca tarlada üretim yapması yeterli değildir; ürünün depolanması, taşınması ve pazarlanması da planlanmalıdır. Devletin üretimden pazara kadar bu süreci takip ettiği ve fiyat oluşumunun denetlendiği bir yapıya ihtiyaç var” dedi.
KOOPERATİFÇİLİK ŞART
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da üretici ile market arasındaki fiyat farkının kalıcı olarak azaltılması için kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Üretici ile market arasındaki fiyat makasının 7-8 kata ulaşmasını anormal olarak nitelendiren Bayraktar, sorunun köklü çözümünün üreticilerin ekonomik örgütlenmesinden geçtiğini belirtti.
Kooperatiflerin güçlenmesiyle üreticinin ürününü doğrudan pazarlayabileceğine, paketleme ve satış süreçlerini üstlenerek pazarlık gücünü artırabileceğine dikkat çeken Bayraktar “Bu işi kökten çözmenin yolu kooperatifçiliğin yaygınlaştırılmasıdır” dedi.
Bayraktar ayrıca, tarımın stratejik önemine işaret ederek Türkiye’nin belirli ürünlerde güvenlik stoku bulundurması gerektiğini vurguladı.
DÜNYADAN ÖRNEKLER
Çin’de devlet, üretici kooperatifleri ile market zincirlerini buluşturan projeleri ve soğuk zincir yatırımlarını destekliyor.
Zincir markette skandal uygulama! Müşterilerin çantalarını bantlayıp, dolaba koydurttular: Sebebi 'Pes' dedirtti
Güney Kore’de kamu destekli toptancı halleri, meyve ve sebze dağıtımında önemli rol oynuyor.
Japonya’da merkezî toptancı pazarları kamu yönetimi ve denetimi altında faaliyet gösterirken, Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde çiftçilerin ürünlerini doğrudan tüketiciye sattığı pazarlar bulunuyor.
HALCİLER DE MALİYETLERDEN DERTLİ
Hal esnafı fiyat farkında aracıların hedef gösterilmesine tepkili. İstanbul’da halde faaliyet gösteren bir esnaf, mandalina ve limonun bahçeden alınmasından hale ulaşmasına kadar oluşan maliyetlerin çoğu zaman göz ardı edildiğini belirterek “Mandalinayı bedava alsanız bile hale getirmenin maliyeti 20 lirayı buluyor. Limon ve mandalinada bahçede kesim 5-7 lira, fabrikada yıkama, temizleme ve boylama 4-6 lira, sandık 5-7 lira, İstanbul’a nakliye ise bölgeye göre 3-5 lira arasında değişiyor. Üstelik bunlar yalnızca ürünün hale ulaşana kadarki masrafları. Kira, resmî giderler ve diğer işletme maliyetleri buna dâhil değil” dedi.
Hal esnafının önemli bölümünün ekonomik sıkıntı yaşadığını savunan esnaf, bazı işletmelerin kira ödeyemez duruma geldiğini ifade etti.
Mevcut fiyat tartışmalarının bölgeden ürün almayı da riskli hâle getirdiğini dile getiren esnaf “Aracı diye sürekli bizi hedef gösteriyorlar. Bu söylemler yüzünden esnaf korkup bölgeden mal almıyor” ifadelerini kullandı.
HAL YASASI'NDA SONA GELİNDİ
Yeni Hal Yasası ile ilgili çalışmalarda sona gelindi. Yasa taslağıyla tarımsal kooperatiflerin sayısının artırılması, üretici birliklerine depolama ve nakliye desteği verilmesi, zincir marketlerde yerli ürün satışının teşvik edilmesi hedefleniyor.
Dijital denetim ve kayıt sistemlerinin güçlendirilmesiyle aracı zincirinin kısaltılması, üreticinin pazarlık gücünün artırılması ve tarladan market rafına uzanan sürecin daha şeffaf hâle getirilmesi planlanıyor.

