Deprem tartışmasında iki uzman karşı karşıya: "Sismolojiden bihaber, kamuoyunu yanıltıyor"
Prof. Dr. Osman Bektaş'ın "Depremin büyüklüğü, can kaybının ölçüsü değildir" paylaşımı, Prof. Dr. Ramazan Demirtaş'ın tepkisini çekti. Demirtaş, 6,2 ve 7,0 ile 7,8 büyüklüğündeki depremleri karşılaştırarak büyüklük ve enerji farkına dikkat çekti, Marmara depremine ilişkin değerlendirmelerin bilimsel temelde yapılması gerektiğini savundu.
İstanbul'da beklenen büyük Marmara depremine ilişkin tartışma, yer bilimciler Prof. Dr. Osman Bektaş ile Prof. Dr. Ramazan Demirtaş'ın sosyal medya paylaşımlarıyla yeniden gündeme geldi. Bektaş, depremin büyüklüğünün tek başına can kaybını belirlemediğine dikkat çekerken, Demirtaş ise büyüklükler arasındaki farkın ve açığa çıkan enerjinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
"DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ, CAN KAYBININ ÖLÇÜSÜ DEĞİLDİR"
Prof. Dr. Osman Bektaş, paylaşımında 23 Nisan 2025’te Silivri açıklarında meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem ile 2026’da Tibet’te yaşanan 7,0 büyüklüğündeki depremi karşılaştırdı.
Bektaş, Silivri depreminde İstanbul’da beklenen ölçüde yıkım ve can kaybı yaşanmadığını, Tibet’teki depremde ise 16 kişinin hayatını kaybettiğini ve 339 evin yıkıldığı veya hasar gördüğünün bildirildiğini belirtti.
Deprem riskinin yalnızca büyüklük üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Bektaş, nüfus yoğunluğu, sarsıntının özellikleri, zemin koşulları ve yapı dayanımının da belirleyici olduğunu kaydetti.
Bektaş, İstanbul için hazırlanan deprem senaryolarının varsayımların yanı sıra gerçek deprem ve hasar verileriyle de sınanması gerektiğini savundu.
DEMİRTAŞ’TAN BÜYÜKLÜK VE ENERJİ VURGUSU
Bektaş’ın paylaşımının ardından Prof. Dr. Ramazan Demirtaş, deprem büyüklükleri arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğini belirten açıklamalar yaptı.
"'Depremin büyüklüğü, can kaybının ölçüsü değildir!' denmiş. Tabii ki, bu sismolojiden bihaber olmak demektir" diyen Demirtaş, 6 Şubat 2023’te meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki Narlı depremi ile 23 Nisan 2025’teki 6,2 büyüklüğündeki Silivri depremini karşılaştırdı. Büyüklük ölçeğinin logaritmik olduğuna dikkat çeken Demirtaş, iki deprem arasındaki farkın açığa çıkan enerji açısından çok büyük bir ayrım oluşturduğunu ifade etti.
Demirtaş’ın hesaplamasına göre, 7,8 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 251 kat daha fazla enerji açığa çıkarırken, 7,0 büyüklüğündeki bir deprem de 6,2 büyüklüğündeki bir depremden yaklaşık 16 kat daha fazla enerji açığa çıkarıyor.
"KAMUOYUNU YANILTMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL"
Demirtaş, Marmara’da geçmişte meydana gelen büyük depremleri hatırlatarak beklenen İstanbul depremine ilişkin değerlendirmelerin bilimsel temelden uzak açıklamalarla yapılmasına karşı çıktı.
Uzman isim, paylaşımında şu ifadeyi kullandı:
"Kalkıp, can kaybı ve yıkım açısından, M7.8 büyüklüğündeki depremin etkisi ile M6.2'lik depremin etkisini karşılaştırmak, tam manası ile sismolojiden bihaber olmak demektir."
Uzmanlar arasında ‘İstanbul depremi’ çatlağı! Ramazan Demirtaş, Naci Görür’ü topa tuttu: 7.5 olacakmış, 7.6 olsaydı ne yapardık?
Depremin yıkıcı etkisinde büyüklük ve derinliğin yanı sıra fayın özellikleri, kırılma süreci, sismik dalgaların davranışı, yerel zemin koşulları, topoğrafya ve yapıların dayanıklılığının da etkili olduğunu belirten Demirtaş, büyüklüğün bu unsurlar arasında birinci derecede rol oynadığını savundu.
Demirtaş, büyük depremlerle daha düşük büyüklükteki depremlerin etkilerini doğrudan karşılaştırarak Marmara’da beklenen depremin büyüklüğüne ilişkin çıkarım yapılmasını eleştirdi. Bu tür değerlendirmelerin basını ve kamuoyunu yanıltabileceğini ileri sürdü.

