Hastaların hayatını tehlikeye attılar! Kanser ilacı çetesinin WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı: Takip olsa hepimiz gideriz valla abi
Son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarını yeniden ambalajlayarak hastaların hayatını tehlikeye atan ‘ilaç çetesi’nin korkunç WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı. Çetenin gizli imalat, teslim yöntemleri tek tek deşifre olurken, polisin matbaacıya verdiği talimatlar da dikkat çekti. Polis matbaacıya “İşin ciddiyetinin farkında değilsin, adam 5 yıl hapislik iş yapıyor, bir takipte falan olsa hepimiz gideriz valla” demiş.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalaj ve kutularını değiştirilerek yeniden piyasaya süren şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı.
Son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarına yönelik soruşturma: Bakan Gürlek duyurdu
650 MİLYON LİRALIK İŞLEM HACMİ
Sabah gazetesinden Batuhan Altınbaş’ın haberine göre; aralarında hemşire, eczacı, aktif polis memuru ve matbaacının da bulunduğu organizasyonun toplam işlem hacminin 650 milyon lirayı bulduğu saptandı.
Kanser tedavisinde kullanılan ve orijinal piyasa fiyatı 10 bin ila 15 bin dolar (yaklaşık 350 bin - 525 bin Türk Lirası) arasında değişen ilaçların, çete tarafından hastanelerden ve yasa dışı kanallardan ucuza kapatıldığı belirlendi.
TARİHİ GEÇMEMİŞ SÜSÜ VERDİLER
Şebekenin, matbaada bastırdığı sahte kutu ve prospektüslerle "tarihi geçmemiş" süsü verdiği bu ölümcül ürünleri piyasada 5 bin ila 6 bin dolar gibi "indirimli" fiyatlarla özel kliniklere, hastanelere, eczanelere ve yurt dışındaki alıcılara pazarlayarak haksız kazanç sağladığı belirlendi.
POLİS- MATBAACI İŞ BİRLİĞİ
Şebeke liderleri Moharram Jabbari ve Ahmet Cengiz'in organizasyonunda; kamu ve özel hastanelerde görev yapan hemşireler ile eczacıların son kullanma tarihi dolmuş ilaçları sistem dışına çıkarıp örgüte teslim ettiği, aktüel polis memuru Mikail Aktaş'ın ise matbaacı Cumhur Yılmaz ile temasa geçerek binlerce sahte kutu ve prospektüs bastırdığı öğrenildi.
WHATSAPP YAZIŞMALARI ORTAYA ÇIKTI
Binlerce kişinin sağlığıyla oynayan şebekenin WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı. İşte kirli çarkın işleyişine dair detaylar…
“ADAM 25 YIL HAPİSLİK İŞ YAPIYOR”
Çete bünyesinde aktif rol alan polis memuru Mikail Aktaş’ın matbaacıya gönderdiği mesajlarda şu ifadeler yer aldı:
İşin ciddiyetinin farkında değilsin, adam orada 25 yıl hapislik iş yapıyor, polis gelecek diye korkudan duramadım. Bir takipte falan olsa hepimiz gideriz valla. Batmanlı duracaksa ben yarın sabah gelip eşyalarımı toplayayım abi. Benim işlerden bir sıkıntı olsa cezası kazası belası bana ait ama diğer türlü bir şey gelse işin içinden çıkamayız.
“BİZİM İŞLERİ PATLATIR VALLA”
Bu çok ciddi iş abi, arkadaşım imalat değil normal yapılmasını alıp iteliyordu 4 yıldır içeride. Valla dükkana çaycı girip çıkıyor, adam hiç saklamıyor bile. Senin başın ağrır, bizim de işleri patlatır valla. Ben sadece kâğıdını yapıyor sanıyordum, adam orada hazırlıyor çok sıkıntı. Polis gelecek diye korkudan duramadım valla. Abi gönder yoksa polise denk gelsek biz hapse gideceğiz.
Adli dosyaya giren WhatsApp ekran görüntülerinde, suç organizasyonunun ambalaj ve prospektüs ayağını koordine eden aktif polis memuru Mikail Aktaş'ın matbaacı bağlantılarına gönderdiği mesajlar soruşturmanın yönünü derinleştirdi.
TALİMATLAR YAĞDIRMIŞ
Öte yandan polis memuru Aktaş'ın prospektüslerin orijinaline birebir benzemesi için özel kâğıt gramajı uyarısı yaptığı belgelendi.
“İŞİ HIZLI GÜZEL HALLEDELİM”
Aktaş'ın mesajlarında, "Prospektüs kâğıdı de abi o adama, biliyor zaten bizi, 40 gram kâğıt çünkü aklımız karışmasın. İşe başlamak lazım bugünden, prospektüsü basmalıydık ben katlamacıyla konuştum ettim acil bu iş. Yarın basmaya çalışalım abi cuma günü Mersin'e gideceğim 2-3 gün yokum, işi hızlı güzel halledelim gözünü seveyim bunun siparişi var. Cumaya yetişir dedim yalan çıkmamam lazım.
“BASKICI CUMARTESİ ÇALIŞMIYOR ZAR ZOR GETİRTTİM”
Polise verilen cevaplar ise şöyle;
Muttalip'i bekliyorum gelecek montajları atacak bana ki baskıya atayım, sabah da gider 45 gram kâğıdı alır baskıya veririm. İş yeni bitti başkan, basıldı, baskıcı cumartesi çalışmıyor zar zor getirttim.
GİZLİ TESLİM YÖNTEMLERİ DEŞİFRE OLDU
Polis memuru Mikail Aktaş ile Yavuz Mücellit ve Matbaacılık şirketinin sahibi Cumhur Yılmaz arasında gerçekleşen telefon dinleme (tape) kayıtları da soruşturma dosyasına girdi. İkili arasında geçen diyaloglarda sahte kutu ve prospektüslerin gizlice teslim edilme yöntemleri ifşa oldu.
“İKİ BİN BEŞ YÜZ TANE ANCA ÇIKAR ABİ”
Matbaacılık şirketinin sahibi Cumhur Yılmaz- polis memuru arasında geçen diyalog şöyle;
Mikail Aktaş: Senin geri kalan malı katlamaya geldim anca bugün katlarım çünkü yetişmez diye. Diğerleri evde hazır da şimdi burada geri kalanı var onları katlamaya geldim.
Cumhur Yılmaz: İyi dur eşime telefon açayım pencereden aşağı versin sana.
Mikail Aktaş: Tamam olur abi sen bir de evin konumunu at bana yenge ile konuş. İki bin beş yüz tane falan anca çıkar abi ya, kesilse iki bin beş yüz tane çıkar. Var var üç bin, üç bin beş yüz tane falan vardır abi.
Cumhur Yılmaz: Gördüm üç bin tane rahat mal var ben sana söyleyeyim. Benim bozduğum altı tane mal bozdum, ben malın üçte birini katladım o kadar toplayabildim. Bin iki yüz tane katladım.
Öte yandan çetenin doğrudan belirli marka kanser ilaçlarına yönelik ambalaj siparişi verdiği de belgelendi. Cep telefonu üzerinden gönderilen görselde, kanser tedavisinde kullanılan "Cyramza 100 mg/10 ml" ibareli ilaç kutusunun fotoğrafının paylaşıldığı saptandı.
NE OLMUŞTU?
Son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarını ambalajlarını değiştirerek yeniden piyasaya sürdüğü belirlenen şüphelilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 24 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, 22 şüpheli yakalanmıştı.
11 İLDE OPERASYON, 22 GÖZALTI
Hastaların hayatını tehlikeye atan, şifa umudunu haksız kazanç kapısına dönüştürenlere tolerans sağlanmayacağının altını çizen Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin şu bilgileri vermişti:
3'ü kamu görevlisi olmak üzere 24 şüpheli, 4 şirket ve 5 iş yeri tespit edilmiştir. Yapılan mali incelemelerde, şüpheli kişi ve şirketlerin toplam işlem hacminin yaklaşık 650 milyon lira olduğu, söz konusu para hareketlerinin beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuzluk gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda İstanbul merkezli 11 ilde, 24 şüpheli ve 5 iş yerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Operasyon kapsamında 22 şüpheli gözaltına alınmış, 2 şüpheli hakkında yakalama çalışmaları devam etmektedir. Suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarına el konulmuştur.

