Kayseri’de asırlık deprem bilmecesi! 1717’ye dikkat çekildi, sırrı çözülemedi
Kayseri’de düzenlenen deprem panelinde kentin geçmişte yaşadığı büyük sarsıntılar gündeme geldi. Prof. Dr. Hüsnü Serdar Akyüz, 1717 depreminde 5 bin ila 8 bin kişinin hayatını kaybettiğinin aktarıldığını belirterek, depremin hangi faydan kaynaklandığının ve faylardaki enerjinin ne kadarının boşaldığının bilinmediğini söyledi.
TMMOB Kayseri İl Koordinasyon Kurulu tarafından Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda Kayseri Deprem Paneli düzenlendi. Panelde kentin deprem geçmişi, fay hatları ve olası riskler ele alındı.
Deprem bilimci Prof. Dr. Hüsnü Serdar Akyüz, Kayseri’deki tarihi yapıların geçmiş depremlerin izlerini taşıdığını belirtti. Ulu Cami ve Gülük Camii’nin 1205 yılındaki depremden etkilendiğinin aktarıldığını söyleyen Akyüz, depremin hangi faydan kaynaklandığının kesin olarak bilinmediğini ifade etti. Gülük Camii’nin ise 1335 depreminde kısmen yıkıldığını ve daha sonra onarıldığını kaydetti.
1717 DEPREMİNDE BİNLERCE CAN KAYBI
Kayseri’nin deprem geçmişinde 1717 ve 1835 depremlerinin önemli bir yeri olduğunu belirten Akyüz, 1717’deki can kaybına ilişkin tarihi kaynaklarda farklı rakamlar bulunduğunu söyledi. Akyüz, “1717 yılındaki depremde bazı kaynaklara göre 5 bin, bazı kaynaklara göre ise 8 bin can kaybı rapor edilmiş. O dönemdeki tasvirlerde ‘Erkilet Fayı kırıldı’ şeklinde ifadeler bulunuyor. Molu, Erkilet, Kızık, Saraycık ve Mancusun gibi yerlerde ağır hasar olduğunu anlıyoruz” dedi.
13 Ağustos 1835’te yaşanan depremin de Kayseri’de çok sayıda yapıya zarar verdiğini belirten Akyüz, bu depremde can kaybının 600 ile 1064 arasında olduğunun aktarıldığını söyledi.
FAYLARDAKİ ENERJİ BİLİNMİYOR
1717 ve 1835 depremlerinin büyüklükleri ve hangi fayların ne ölçüde kırıldığı konusunda belirsizlikler bulunduğunu vurgulayan Akyüz, tarihi kayıtlarda yüzey kırığına ilişkin net bir bilgi olmadığını dile getirdi. Akyüz, geçmiş kayıtlarda Erciyes Dağı’ndan blokların düştüğü ve dumanların gökyüzünü kapladığı yönünde tasvirler bulunduğunu belirterek, “Burada bir deprem oldu fakat yüzeyi kıracak şekilde bir deprem değildi” ifadelerini kullandı.
Bu iki depremin ardından faylardaki enerjinin tamamının boşalıp boşalmadığının bilinmediğini söyleyen Akyüz, “Hem 1717 hem de 1835 depremleri için bu soruların cevaplanması gerekir. Şu an için bu sorunun cevabını veremiyoruz” dedi.
ERCİYES VE ERKİLET FAYLARI DAHA YAVAŞ HAREKET EDİYOR
Kayseri çevresindeki Erciyes ve Erkilet faylarının Orta Anadolu Fay Zonu içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akyüz, bu bölgedeki fayların Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fayları kadar hızlı hareket etmediğini söyledi. Orta Anadolu Fay Zonu’nda yıllık hareketin yaklaşık 1 milimetre olduğunu aktaran Akyüz, bunun Kuzey Anadolu Fayı’nın hareketinin yaklaşık 20’de biri kadar olduğunu ifade etti. Geçmiş depremlerin ayrıntılı biçimde araştırılması ve fayların hangi aralıklarla kırıldığının belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
"HERKES DEPREM UZMANI OLDU"
Depremin doğal bir olay olduğunu ve engellenemeyeceğini belirten Akyüz, bilimsel veriler olmadan yapılan tahminlerin bilgi kirliliğine yol açtığı uyarısında bulundu.
Depremin olası büyüklüğü ve zamanına ilişkin değerlendirmelerin bilimsel verilere dayanması gerektiğini söyleyen Akyüz, “Muhtemel bir depremin büyüklüğünü, zamanını bilimsel verilerle söyleyebiliriz. ‘Ben böyle tahmin ediyorum’ demekle hiçbir yere varamayız. Bu tür söylemler bilgi kirliliğine sebep olur” dedi.
Akyüz, deprem konusunda bilimsel dayanağı olmayan öngörülerde bulunanlara tepki göstererek, “Ama günümüzde maalesef herkes deprem uzmanı oldu ve her yer için bir tahminde bulunuyor” ifadelerini kullandı.
"MÜCADELEMİZ DEPREMLE DEĞİL, KIRILGANLIĞIMIZLA OLMALI"
TMMOB Kayseri İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Makina Mühendisleri Odası Kayseri Şube Başkanı Süleyman Varol, depreme karşı hazırlıkların afet yaşanmadan önce yapılması gerektiğini söyledi. 6 Şubat 2023 depremlerinin önemli dersler içerdiğini belirten Varol, zemin koşulları, yapı kalitesi, mühendislik hizmetleri, yapı denetimi, kent planlaması, altyapı ve afet hazırlığının yıkımın boyutunu belirleyen unsurlar olduğunu ifade etti.
Varol, “Bu nedenle bizim mücadelemiz depremle değil, deprem karşısındaki kırılganlığımızla olmalıdır” dedi.
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun da deprem riskinin bilimsel çalışmalarla ele alınması gerektiğini vurguladı. Altun, faylarda biriken enerjinin zaman içinde büyük depremlere yol açabileceğini belirterek dirençli şehirler oluşturmanın önemine dikkat çekti. Yeni yapılacak binaların yanı sıra mevcut yapıların ve zemin koşullarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Vali Yardımcısı Ömer Tekeş ise panelin önemine dikkat çekerek emeği geçenlere teşekkür etti.
