MHP’nin ilk kadın grup başkan vekili Filiz Kılıç’la bayram sohbeti: Bayram tatil demek değildir

Düzenleyen: / Kaynak: Türkiye Gazetesi
- Güncelleme:
MHP’nin ilk kadın grup başkan vekili Filiz Kılıç’la bayram sohbeti: Bayram tatil demek değildir

Gündem Haberleri  / Türkiye Gazetesi

MHP’nin ilk kadın grup başkan vekili olan Prof. Dr. Filiz Kılıç “Eski bayramları devam ettirmeye çalışıyoruz. Çocuklarımıza da kurbanın manasını yaşatarak öğretiyoruz” dedi.

EMRAH ÖZCAN'IN HABERİ - Nevşehir’in ilk kadın belediye başkan adayı, ilk kadın milletvekili ve MHP’nin ilk kadın grup başkan vekili Prof. Dr. Filiz Kılıç ile bayram sohbeti gerçekleştirdik. Kılıç, ailecek eski bayramları yaşatmaya çalıştıklarını, bayramları asla bir tatil olarak görmediklerini söyledi. Kılıç’ın sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:

Öncelikle okuyucularımıza yönelik Kurban Bayramı mesajınızı alabilir miyiz?

Başta Nevşehirli hemşehrilerim olmak üzere bütün Türk İslam âleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Birlik, beraberlik içerisinde, bundan sonrasında da daha nice bayramları sevgiyle, coşkuyla kutlamayı diliyorum.

HER İSTEDİĞİMİZ OLMAZDI  

İnsanlardan hep “Nerede o eski bayramlar...” cümlesini duyuyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz? Çocukluğunuzda bayramlar nasıl geçerdi? Neler yapardınız?

Elbette insan çocukluğunu özlüyor, bayramları da özlüyorum. Bayram öncesinde o yaşadığımız heyecanı unutmuyorum. Şimdiki gibi her istediğimizde yeni kıyafetler alınmazdı. Bayramdan bayrama alınabilirdi. O kıyafetleri giymek için heyecanla beklerdik. Verilecek harçlıkları almak için sabırsızlanırdık. Sonra aileler, akrabalar bir araya gelir evlerde birlikte kurbanlar kesilirdi. Ben Eskişehir’de büyüdüm. Nevşehir Avanos’a gider akrabalarımızla birlikte kurban keserdik. Bunları özlüyorum elbette. Ben de çocuklarıma o bayramları yaşatmaya çalışıyorum. Eşimle birlikte bu konuda çok hassasız

MENDİL ARASI HARÇLIK

Annem bayramlarda; kumaş mendilleri ütüler, üçgen şeklinde katlar arasına da gücü yettiğince bozuk para koyar, çocuklara mendili hediye ederdi. Özellikle eve gelen çocuklara. Çocuklar mendili açtığında, içinde o parayı görünce çok mutlu olurlardı. Bu gözümün önünden hiç gitmiyor. ‘Biz ne yaptık ki bizden sonra gelen gençler ya da çocuklar yapacak’ diye kendimize sormalıyız. O sebeple özellikle dinî bayramlarda mutlaka bir araya gelmeli ve ritüelleri yaşatmalıyız.

SONRAKİLER DE YAŞATSIN

Bayramlar artık tatil olarak görülmeye başlandı. Siz bu konu da ne düşünüyorsunuz?

Bayramları bir tatil olarak asla görmüyoruz. Hiçbir zaman görmedik. Mutlaka kurbanımızın birini bir hayır kurumuna bağışladık, birini de evde kestirdik. Bunun sebebi de; çocuklarımız da evde kurban kesildiğini görsün, bu geleneği yaşatsın, kurbanın manasını görerek anlasın. Bunu da başardığımıza inanıyorum. Kurban payı dağıtımında mutlaka çocuklarımıza da görev verdik. Onlar dağıttılar. Kurban Bayramı vesilesiyle evde çeşitli yemeklerin hazırlanmasına, yemeklerin başta akrabalarımız olmak üzere eşimizle, dostumuzla birlikte yenmesine, en azından bayram sabahında anneanneyle, dedeyle, teyzeyle, dayıyla, amcayla, babaanneyle bayramın kutlanmasına özen gösterdik. İnşallah çocuklarımız da gördüklerini yaşatırlar. Biz kültürümüzü de, Türk kültürünü de bu şekilde yaşatacağız ki yeni nesiller de bizden görerek yaşatacak. Lafla olmuyor bunlar. Rol model olmak gerekiyor. Çocuklarımıza ya da gençlerimize bu noktada kızmamamız lazım. Öz eleştirimizi yapmamız gerekir. Çocuk gördüğünü alıyor ve uyguluyor.

YAPTIĞIM İŞİ SEVİYORUM

Grup başkan vekilliği görevi tevdi edildiğinde ne hissettiniz?

Çok mutlu oldum tabii ki, çok gururlandım. Tabii bunun verdiği sorumluluklar var. Bundan dolayı da, ‘O sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirebilecek miyim acaba?’ diye ufak da olsa bir endişeniz oluyor. Genel Başkan’ınız böyle bir görevi layık görmüş, sizi bu göreve getirmiş. ‘Acaba onun verdiği sorumluluğu layıkıyla yerine getirebilir miyim?’ diye bir endişem de olmadı değil. Temsil ettiğim partimi, Genel Başkan’ımı ve bize inanan bütün insanlarımızı, vatandaşlarımızı en iyi şekilde temsil edebilmek endişesi var. Onun dışında yaptığım işi çok seviyorum.

AİLEM DE ALIŞTI ARTIK

Milletvekili olduktan sonra hayatınızda neler değişti? Ailenize vakit ayırabiliyor musunuz? Kitap okumaya, film izlemeye vakit bulabiliyor musunuz? Malum, Meclis Genel Kurulu geç saatlere kadar çalışıyor.

Hayatım hep böyle koşturmayla geçti. O yüzden mesai kavramı hayatımda hiç olmadı. Zor gelmiyor bana. Zaman zaman tabii çok yoruluyoruz, zihnimiz çok yoruluyor o ayrı mesele ama, ‘Tüh bugün de 12’de bitiyormuş, bugün 1’de bitiyormuş’ diye yakınmadım. Koşturmayı, çalışmayı çok seviyorum. Ailem de alıştı. Yıllarca rektörlük yaptım ve o dönemde de aynı tempoyla çalışıyordum. Mesai kavramı yoktu bizim evde, o yüzden alıştılar. Eşim sağ olsun hep şunu söyledi, ‘Sana böylesine şerefli bir görev tevdi edildi. Bundan sonrasında bana ve kızlarımıza düşen, sana destek olmak. Elimizden geleni yapacağız.’

"GAYRET ETTİK, RABB'İM VERDİ"

Nevşehir’i temsil eden ilk kadın milletvekilisiniz. Aynı zamanda Nevşehir’in ilk kadın belediye başkan adayı ve MHP’nin ilk kadın grup başkan vekilisiniz. Bu konuda bir şey söylemek ister misiniz?

2019 yılında ilk kadın belediye başkan adayıydım. Bunların hepsi büyük mutluluk ve gurur verici şeyler. Ben hep şunu söylerim: ‘Allah’ın takdiri’. Ama şu da var; biz gayret ettik. Buna yürekten inanıyorum. Allah ‘Kulum sen gayret et, ben takdir edeyim’ diyor. Gayret ettim ama tabii ki hep ilkler ben olayım diye düşüncem de yoktu. Gazi Üniversitesinde 1986 yılında Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü kuruldu. 1987 yılında ben bölümün ilk asistanıydım. Yani oradan da bir ilkim var.

Bir arkadaşımla birlikte ilk asistanız biz. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinin de ilk rektörüyüm. Kurucu rektörüyüm. Nevşehir’in ilk kadın milletvekiliyim. Genel Başkan’ımızın teveccühüyle ilk kadın grup başkan vekili olarak görevlendirildim. Ne diyeyim? ‘Kaderimizde ilkler varmış’ diyeyim. Görevler verildiğinde elimden gelenin fazlasını yapmaya çalıştım. ‘Ne katabilirim bulunduğum kuruma?’ diye sorarım. Milletvekili olduktan sonra başta Nevşehir olmak üzere bütün Türk milletine, nasıl bir hizmetim olabilir? Hep bu arayış içerisinde oldum. Şimdi de grup başkan vekili olarak da yine bu doğrultuda görevimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

"TELEFONLARI BIRAKIN, OKUYUN"

 Bir hoca olarak gençlere hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

O kadar çok var ki. Hangi birini söylesem diye şaşırıyorum. Şöyle bir öğüt vereyim isterseniz: Bizim dönemimizde ebeveynler, ‘Çocuklarımız şu kitabı okusun, bunu okumasın’ diye seçici davranırlardı. Ben gençlerin günümüzde seçici davranmalarını istemiyorum.

Kitap okusunlar. Çocuklarımız şu cep telefonundan kurtulsunlar da kitap okusunlar. Gazete okusunlar, gazete ilavelerini okusunlar. Ben çocukluğumda çok fotoroman okurdum. Öğrencilik yıllarımda bütün klasikleri okumuştum. Biz kitaplarla büyüdük. Okumasak da kitap hayatımızın bir parçasıydı.

Eve mutlaka her gün üç gazete girerdi. Babam onları bize mutlaka okuturdu. Derdi ki ‘En azından başlıklarına bakın.’ O zaman kızardık, bizi zorluyor diye ama ne kadar iyi etmiş. Biz şimdi üç kardeş de kitap okumayı çok seviyoruz. Artık o kadar çok imkân var ki. Okul kütüphaneleri çok zengin. TÜBİTAK’ın yayınlarını bence her çocuk okumalı. Gençlere ve yetişkinlere yönelik yayınları da var. Şiirle ilgilensinler. Kütüphanelere gitsinler. Gerek Türk gerek yabancı klasiklerden başlamak üzere her birini okusunlar.

"ÖĞRENCİLERİMİ ÖZLÜYORUM"

Siyasi kariyerinizin yanında akademik kariyeriniz de var. Edebiyat profesörüsünüz. Öğrencilerinizi özlüyor musunuz?
Zaman zaman özlüyorum. Ne yalan söyleyeyim, böyle derse girip onlarla bilgi alışverişinde bulunmak, onların dertlerini dinlemek, onların küçük dokunuşlarla hayatlarını değiştirmeye çalışmak, bunları özlüyorum… Ama milletvekilliğinde de daha büyük kitlelere dokunuyorsunuz. İnsan odaklı olmaya çalışıyorum. Biri bana gelip talepte bulunduğu zaman ya da bir derdini anlattığı zaman sanki ben orada oturuyormuşçasına empati yaparak dinliyorum. Hemhâl olarak dinlediğinizde meseleyi içselleştiriyorsunuz. Bu sizi çok üzüyor, çok derinden etkiliyor ama o meseleyi anlatan kişiyi anlamanız da ve meseleyi çözmenizde size çok büyük katkı sağlıyor.

Düzenleyen:  - Gündem
Kaynak: Türkiye Gazetesi
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
Sonraki Haber Yükleniyor...