Kaydet
a- | +A

Paul 29 yaşında kıt kanaat geçinen bir öğretmendi. Ancak soylu hayalleri olan bir babaydı. 26 yaşından itibaren rüyalarını gerçekleştirebilmek için ek iş olarak benzin istasyonunda çalışmaya başladı.

Babası ve kendisi gibi çocuklarının da kendisiyle aynı kaderi paylaşmalarını istemiyordu. Çocuklarını nasıl da seviyordu! Babası zamanında onunla birlikte yeterince zaman geçiremediği için kendisi küçük oğluyla mümkün olduğu kadar çok birlikte olmak istiyordu.

Onunla tanıştığım akşam oğlunun 3. doğum gününün hemen sonrasıydı. Oğlunun doğum gününde evde bulunamamanın üzüntüsünü hâlâ yaşıyordu. Paul, benzin istasyonunda gece yarısına kadar çalışmış ve o eve geldiğinde oğlu yatağına gideli 2 saat olmuştu bile.

Paul ve eşiyle birlikte Paul''ün çalışmadığı tek gecede 1 saatten uzun bir süre sigorta konusunda görüştük. Ona çocuklarının kendisine fazlasıyla ihtiyaç duydukları şu anda niçin hayatını ve zamanını bu kadar feda ettiğini sordum.

Cevabı: "Çocuklarımı seviyorum ve düşük hayat standardı zincirini kırmak istiyorum. Çocuklarım ailelerinden ayrı bir hayat sürmek isteyecekleri yaşa geldiklerinde kendime ve aileme rahat bir hayat için gerekli zemini hazırlamak istiyorum. Ve onlara şu garantiyi vermek istiyorum: Billy seni seviyorum ne zaman ihtiyacın olursa ben buradayım."

Paul''a sadece bir soru sormak istedim "peki bu hayalleri gerçekleştirebilmek için ya ömrün yeterli olmazsa, kim ailene bu kadar kendini adayacak? Senin gösterdiğin sevginin aynısını garanti edebilir misin? Her durumda ailenin hayallerinin gerçekleşmesinden emin olabilir misin?"

Paul, ailesinin hayat standardını emniyete alacak kadar yeterli sigortayı yaptırdı. Paul aynı sigortayla beş benzin istasyonu, üç lokanta ve bir otelden oluşan aile şirketinin yardımcı yöneticileri olan oğullarının üniversite eğitimlerini de ödemişti.