Kaydet
a- | +A

Bir çocuğun gözünden bakıldığında, dünya size göründüğünden çok daha farklıdır. Sizin tersinize, onlar kendi kendilerini kontrol edemezler ve tamamen olayların kurbanıdır. Bu makalemde, bebek olarak adlandırdığımız bu "neşe yumağı"nın nasıl bir şey olabileceğini hayalimde canlandırmayı denedim.

Oh çocuklar, yine gidiyoruz. Her sabah aynı şey, bir biberon süt elde edebilmek amacıyla annemi (hatta mümkünse babamı) uyandırmak için onları tekmelemek ve çığlık atarak ağlamak zorundayım. Saat sabahın üçüyse ne olmuş, neden şikayet ettiklerini anlamıyorum...

Bu sabah buraya gelmeleri biraz daha uzun sürdü, duruma biraz daha aciliyet katmalıyım. Hımmm, dolu bir bebek bezi her zaman iş görür. Eğer çığlıklar iş görmezse, koku bu işi halledebilir. Evet, işte bu bir taktik.

Oh harika, uyuz erkek kardeşim gözlerini dikmiş bana bakıyor. Onun ne düşündüğünü biliyorum, "biraz daha büyüdüğümüzde ağlamasını gerektirecek sebepler vereceğim!"

Annem nerede? Çocuk bezi numarası işe yaramadı! TV''de güzel bir show olmalı ki gece yarısına kadar seyredip beni güzel uykumdan alıkoydular. Otoritelere bu konuda da bir şikayet yazmalıyım... Ayrıca, merak ediyorum, kim bu otoriteler?

Ahhh, işte annem geliyor! Oooooh, pek de iyi görünmüyor, bezime doldurma işini biraz fazla kaçırdım herhalde. Evet, o her zaman bağışlayıcı. Babamı düşündüğümde o da çok kolay ikna edilebiliyor. Tüm yaptığım tek şey onun burnunu emmek ve o da bana sıkıca sarılıyor.

Her şey oldukça iyi gidiyor, temiz bezler, sallanan bir beşik ve bir biberon sıcak süt. Bakın, bütün bu gürültü patırtı neden bilmiyorum, oysa ben çok kolay memnun olurum.

İğrenç, hiç ılık bebek maması içmeyi denediniz mi? Biraz Kristal Kola''ya ne dersiniz?.. Bu da otoriteler için diğer bir şikayetim.

Biz küçük adamların büyükbabaları tarafından sıkıştırılmak gibi bazı ağır sorumlulukları var. Sıkıştırılmak, mıncıklanmak problem değil, ama, onun üç günlük sakalı benim hassas cildimi tahriş ediyor. Uf, keşke yumruk atabilseydim.

Ben kendi güvenliğim için de oldukça endişeleniyorum, biliyorsunuz hayat sadece yumuşak tüylü oyuncaklar demek değil. Annemi, babama Türkiye Gazetesi''nde okuduğu bir makaleyi anlatırken dinledim. Sanıyorum Gözetme Köşesi''ydi. O, ailenin geleceğinin garanti altına alınması ve gerçek bir güvenliğe sahip olmaktan bahsediyordu. Evet, bu sözcüğü daha önce duymamıştım ve endişelendim.

Babamın düzenli olarak beslenmem (evet çocuk maması nefis yiyecekler listesinde ilk sırada olmayabilir ama yeterince besleyici), sıcak giysilerim (lütfen L.C. Waikiki) ve iyi bir eğitim almam (Harvard''a gitme şansım var mı?) konusunda gerekli tedbirleri alıp almadığını merak ediyorum.

Bütün bu güvenlik konularının biraz maliyetli olabileceğini tahmin ediyorum, ama ben şirin bir şey değil miyim ve bu paranın her lirasına değmez miyim?