Gerçek demokrasi sürecine hepimiz şahit olduk. Bir seçim geçirdik ve halkımız, son günlerdeki yönetimden memnun olmadığını açık bir şekilde gösterdi ve artık yeter diyerek, radikal değişikliklerin yapılmasını istediklerini açıkça bildirdi.
Bence seçim sonuçları genellikle hayat tarzımızca benimsenmiş politik inancımızın ifadesi niteliğinde değildir. Eski hükümetlerin yeterince fırsatı oldu fakat başaramadılar. Şimdi taze kan ve düşüncelerin, işbirliğinin ve anlayışın zamanıdır.
Ben de, halkın kendini açıkça ifade etmesinden ve sonuçtaki değişiklikten çok etkilendim. Aklıma gelen ilk düşünce "kişisel önyargılar ve geçmişteki kinler, bir kenara bırakılarak halka hakkıyla hizmete çalışılabilecek mi?" oldu.
İlk başta bana, bu kadar zamandan sonra orta halli bir vatandaşın dahi dürüstçe temsil edileceği, halkın açıkça oy vererek seçtiği milletvekili için bir şans verilecek diye düşündüm. Daha sonra bomba patladı. Fitne! Kavgalar ve nefret. Halkın yeni seçtiği ve ilk startı verdiği vekiller, yeni doğmuş bu bebeği öldürmeye hazır olduklarını gösterdiler.
Bir taraf fitne için yem koyuyor, diğer taraf da yemi alıyor ve kavgaya başlıyor. Başarı ihtimallerini saptırmak için kesin bir formül.
Ben kimim ki bu karara vardım? Bana şimdiki politik durumu değerlendirmek için yeterli bilgiyi ne verdi?
Birincisi, tercihim sonucu yaklaşık on yıl önce Türk vatandaşı oldum. Bu harika ülkeyi seviyorum ve onu bütün gelecek nesillerim için korumak istiyorum.
İkincisi, ondokuz yıl önce Müslüman olmak nasip oldu. İslamiyeti pratik olarak görünce Allahü teala bana Müslüman olmam için sevgi ve istek verdi.
Böyle büyük bir nasiple, elbette ki herkesin aynı fırsata sahip olması ve Allahü tealanın istediği gibi tam olarak İslamiyeti tatbik etmesidir. Ancak geldiğimde birşeyin farkına vardım; kendi düşüncelerinizi diğer kişilere zorla kabul ettiremeyeceğinizdir.
Üçüncü olarak, Amerika''da demokrasinin ideal bir örneğini yaşadım. Yaşadığım süre boyunca ne kadar seçim geçirdiysem, oy verdiğim partinin oyları diğerinden daha az da olsa çoğunluk halkın istediği oluyordu. Böylece genel halkın isteğini yaşamak ve buna katlanmak zorunda kaldım. İşte gerçek demokrasi buydu. Eğer demokrasi istiyorsanız, ne olduğunu ve onunla nasıl yaşanıldığını daha iyi öğrenmelisiniz.
Peki! Bunların sigorta ile ilgisi nedir? Cevap üzücü; cehalet sadece politikayla sınırlı değil. Her gün hayatın sıradan ayrıntıları için bile insanlar diğerlerinin cahilce fikir ve uygulamalarına maruz kalıyorlar. Başkalarının sözüyle hayatını gereksiz sefalet içinde devam ettiriyor.
Buna en iyi örnek, rahatsız edici bir olay olan Türkiye''deki 3.5 milyon sigortasız insandır ki, en azından 20 milyon sigortalı olmalıdır.
Eğer insanlar gerçekleri öğrenir ve hayatlarını buna göre yönlendirirse, başkalarının cahilliği, hakkımızı almamızı tahrip edemez. Bu da normal ve iyi hayat tarzıdır.

