Belki deprem konusunda daha fazla bir şey duymak istemiyor olabilirsiniz ama göz önünde bulundurulması gereken çok önemli bir kaç hususa değinmek istiyorum.
Sektörümüzdeki gelişmelerle, firmaların performansları hakkında bizlere doğru bilgileri ulaştıran ve iki haftada bir yayınlanan "Sigortacı" gazetesinin son sayısı henüz elime geçti.
Söylemekten üzüntü duyuyorum ki 1972''de başlayan sigortacılık kariyerimdeki en hayal kırıklıklarından birini yaşadım. Makalenin başlığı şöyle: "25 yılda 250 milyon, 45 saniyede 750 milyon Dolar." Ve şu şekilde devam ediyor, "Türk sigorta sektörü son 25 yılda deprem primi olarak sigortalılarından 250 milyon Dolar topladı. 17 Ağustos''ta yaşanan İzmit merkezli 45 saniye süren deprem sonucunda ise sektörün yaklaşık 750 milyon Dolar hasar ödeyeceği tahmin ediliyor."
Gazete okuyan ya da televizyon seyreden herkes depremde en az 200.000 evin yıkıldığını bilir. (Hasar gören yüzbinlerce evden bahsetmiyorum) Eğer bu evlerin her biri ortalama 37.500 Dolar (17.5 milyar) değerinde ise, sigorta şirketleri tarafından en az 7.5 milyar dolar ödenmesi gerekirdi.
Bunun yerine 750 milyon Dolar ödendi. Bu potansiyel tazminatın sadece % 10''u. İşleri daha da kötü yapan şey ise 200.000 potansiyel tazminattan sadece 9.327''sinin sigortalı olması. Bu da % 5''ten daha az bir oran. Bu orana otomobil kaskolarının da dahil olduğunu düşünürsek, rakamlar daha da kötüleşiyor.
1500''den fazla tazminatı olan bir kaç şirket olmasına rağmen, genelde bu sigorta sektörü için utanç verici bir durumdur. Bizler ilk
gerçek sınavımızla yüzyüze geldik ve kötü bir şekilde başarısız olduk.
Bu durum Avrupa''da olsaydı, evlerin hemen hemen % 100''ü sigortalı olurdu ve ödenecek tazminat otomobil kaskoları da dahil 10 milyar Doları geçerdi. Avrupa ve Amerika''daki örnekleri takip etmek istiyoruz, fakat gerçekte işi onlar kadar ciddiye almak istemiyoruz.
Hayat sigortası tazminatları ise daha da kötü. Depremde 16.000''in üzerinde can kaybı olduğu bildiriliyor ki pek çok kişi bu rakamın 35-40.000''e yakın olduğu inancında. Eğer durum böyleyse, neden yalnızca 323 tazminat ödendi? Bu rakam toplam ölü sayısının % 2''sinden daha az.
Tazminat ödemeleri 890 milyar TL, yani sadece % 2, eğer ölen insanların yarısının aile reisi olduğu düşünülürse en azından üç yıllık maaşlarının telafi edilmesi gerekli.
Sigorta, Türkiye için yeni bir oluşum değil. Hayat sigortaları 70 yıldan uzun bir süredir mevcut. Bu süre zarfında ne yaptık bilmiyorum ama halkı sigorta konusunda bilgilendirdiğimizi ve sigorta sattığımızı düşünmüyorum.
Skor 0-0 ve hepimiz olabildiğince suçluyuz. Çünkü herkesin kendisinin ve ailesinin güvenliğini sağlamak konusunda sorumluluğu var. Bu oyunda kazanan yok, herkes kaybetti.

