Kaydet
a- | +A

(Dünden devam)

Âd kavmi, azab bulutunu yağmur bulutu zannettiler.

Azâbı ni'met sandılar.

Bu yüzden çok sevinip, birbirlerine müjde veriyorlardı.

Bulut iyice yaklaştı.

Şiddetli bir gürültü koptu.

Hazret-i Cibrîl, rüzgâra;

"Ey rüzgâr! Âd kavmine azâb olarak, Hûd Nebî'ye ve Ona tâbi olanlara ise rahmet olarak es!" diye emir verdi.

Hazret-i Hûd dağa çıktı.

Müminler de yanındaydı.

Kavmine hitaben;

"Ey Âd kavmi! Üzerinize gelen bu azâbı görmüyorsanız size yazıklar olsun. Allaha îmân ederseniz hâlâ kurtulabilirsiniz!" diye seslendi.

Onu duydular.

Yine inad ettiler.

Îmân etmediler.

Birbirlerine;

"Sabredelim. Bu, yağmur öncesinde görülen bir rüzgârdır ve arkasından çok yağmur yağacağına işârettir" dediler.

Azâb bulutu daha yaklaştı.

Azabı görüyorlardı.

Gürültüleri duyuyorlardı.

Ama kibirliydiler.

Reisleri Halecan;

"Gelin! Hep birlikte üzerimize gelen şu korkunç kasırgayı bertaraf edelim. Onu geri çevirelim" dedi.

Sesler devam ediyordu.

Sonra bir fırtına koptu.

Bir kasırga çıktı.

Hiç mağlubiyete alışmamış, yenilmek nedir bilmeyen o mağrur Âdlıların hepsini yere serdi. Kızarak geri geri kaçtılar. (devamı yarın)

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com