Kaydet
a- | +A

Hazret-i Muhammed Mustafâ "sallallahü aleyhi ve sellem" Allahü teâlâ'nın emri ile Mekke-i mükerremeden hicret etmek dilediği zaman;

"Benim ile bu yolda kim yoldaş olur?" buyurdu.

Hazret-i Ebû Bekr;

"Anam ve babam, malım ve cânım, yoluna fedâ olsun yâ Resûlallah. Bu şerefli hizmete beni kabûl eyle" diye yalvardı.

Resûl-i Ekrem;

"Peki" buyurdu.

Ve kabûl etti.

O gece ikisi, ay ve zühâl yıldızı gibi beraber yola çıktılar.

Sıddîk "radıyallahü anh" Resûl-i Rabbil âlemîn hazretlerini düşmandan sakınıp, kâh ardına geçerdi, kâh önüne.

Kâh sağına geçerdi.

Kâh soluna.

Ayak parmakları üzerine basardı.

Efendimiz;

"Yâ Ebâ Bekr, neden böyle ızdırâb çekersin. Bir şeyden mi korkarsın?" diye sual etti.

Sıddîk-ı ekber;

"Anam ve babam yoluna feda olsun yâ Resûlallah! Mubârek vücûdunun bir kılına halel gelir diye korkarım ki, senin uğrunda benim gibi binlerce kimsenin başı düşse yeridir" diye arz etti.

Resûl-i Ekrem;

"Üzülme yâ Ebâ Bekr, Allahü teâlâ bizimledir!" buyurdu.

Mağaraya geldiler.

Hazret-i Ebû Bekr;

"Yâ Resûlallah! Bir miktâr sabr edin. Mağaraya önce ben gireyim. Yılan, akreb cinsinden nesne var ise, zararı Ebû Bekr'e olsun!" dedi. (Devamı yarın)

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com