Kaydet
a- | +A

Muhammed bin Yûsuf ile Fudayl bin Iyâd hazretleri "rahmetullahi aleyhimâ", çok arzu etmelerine rağmen bir türlü tanışamamışlardı. Bir gün Basra çarşısında karşılaştılar:

Birbirlerine baktılar.

Biri diğerine sordu:

"Sen Muhammed bin Yûsuf musun?" O da ona sordu: "Sen Fudayl bin İyâd mısın?" Her ikisi de aynı anda; "Evet" dediler ve birer nâra atarak bayıldılar.

Fudayl'i tanıyorlardı.

Hemen kaldırdılar.

Ve incitmeden evine götürdüler. Muhammed bin Yûsuf hazretlerini ise tanıyan olmadığı için ilgilenen olmadı. Daha doğrusu; "Allahın garip bir kulu yatmış uyuyor" deyip ellemediler.

KABİR YERİ

Bir sevdiği anlatır: Muhammed bin Yûsuf hazretleri bir ara Mesise'ye geldi. O sıralarda Ebû İshâk hazretleri vefât etmişti. Bizden O'nun kabrini sordu.

Yerini târif ettik.

Ve birlikte gittik.

Orada Kur'ân-ı kerîm okuyup duâ ettikten sonra o kabrin bitişiğindeki boş yeri gösterip; "Burası bir Müslümana ne güzel kabir olur" buyurdu.

O gün hastalandı.

Sonra vefat etti.

Biz derhal techiz ve tekfin işlerini yapıp, kendisini O'nun bir gün önce işâret ettiği o boş yere defnettik.

BİR TEKLİFİM VAR

Zenginlerden biri bu zâta; "Güzel ve dînine bağlı bir kızım var. Onu bütün servetimle birlikte sana vermek istiyorum" dedi.

Ve bunda ısrar etti.

Ama o istemeyip;

"Allah râzı olsun. Benim evlenmek gibi bir niyetim olsaydı, kabûl ederdim" buyurdu.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com