Kaydet
a- | +A

(Dünden devam)

Efendimiz kızını dinledi.

Üzüntüsünü anladı.

Ve kendisine;

"Ey kızcağızım! Eğer Allahın rızâsını ve benim rızâmı istersen, hemen git, Osmân'ın ayaklarına yüz sürüp özür dile. Yoksa ne Hakkın huzûrunda, ne de benim yanımda yerin kalmaz" buyurdu.

Hazret-i Rukayye;

"Peki babacığım" dedi.

Acele evine geldi.

Kapıya vurdu.

Hazret-i Osmân içeriden;

"Kimdir?" diye seslendi.

Hazret-i Rukayye;

"Zevcen Rukayye" dedi.

Hazret-i Osmân sevindi.

Ve koşup kapıyı açtı.

Ondan özür dileyecekti.

Lâkin O râzı olmayıp, bilakis kendisi hazret-i Osmân'ın mübârek ayaklarına kapanmak istedi.

Hazret-i Osmân mâni oldu.

Hazret-i Rukayye;

"Babamın emrini yerine getirmedikçe içeri girmem!" deyip, mübârek yüzünü hazret-i Osmân'ın ayaklarına sürdü ve özür diledi.

Hazret-i Osmân;

"Ey Resûlullahın kızı! Ben de Allahü teâlânın aşkına ve babanın hürmetine, elimin altındaki üç yüz câriyenin tamâmını âzâd ettim" dedi.

O an hazret-i Cibrîl geldi.

Hak teâlâ emriyle gelmişti.

Bunu haber verip;

"Yâ Muhammed! Hak teâlâ sana selâm eder ve buyurur ki: Osmân'ın hafaza meleklerini kaldırdım. Bundan böyle hayrı ve şerri yazılmayacak. Suâlsiz hesâbsız Cennete dâhil olacak" diye bildirdi.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com