Kaydet
a- | +A

Kânûnî Sultân Süleymân Hân, bir gece rüyâsında, ak sakallı, nûr yüzlü bir ihtiyârın, sırtını sıvazlayıp; "Efendim, Eyüp'teki Baba Haydar, sizi kulübesinde bekliyor" dedi.

Pâdişâh uyandı.

Çok meraklandı.

Kendi kendine; "Kimdir bu Baba Haydar?" diye düşünürken Şeyh'ül-islâm geldi. Pâdişâhı düşünceli görünce; "Bir derdiniz mi var Sultânım?" dedi. Pâdişâh da; "Bu gece rüyâmda; "Eyüp'te Baba Haydar sizi bekliyor" dediler, buna mânâ veremedim" dedi.

Ve sordu ona:

"Sen ne dersin?"

Şeyh'ül-islâm; "Eyüp'te bu isimde kimse bilmiyorum" deyince, lalasını çağırıp; "Hazırlan, Eyüp'e gidiyoruz" dedi. Ve Eyüp'e varıp; "Baba Haydar diye birini arıyoruz" dediler.

Tanıyan çıkmadı.

Etrafı dolaştılar.

Esnafa sordular. Bir çocuk: "Siz şu ileride oturan amcayı mı arıyorsunuz?" dedi. Sultân; "Evet" deyince, köhne bir kulübeyi göstererek; "O amca şu kulübede yaşıyor" dedi.

Memnun oldular.

Oraya vardılar.

Kapıyı vurdular.

İçeriden; "Buyurun Pâdişâhım!" diye ses geldi. Girip selâm verdiler. Baba Haydar'ın yüzünü binlerce sinek kaplamış, Onu gizliyorlardı. Sultan; "Hazret! Şu sinekleri kov da yüzünü görelim" dedi.

Mübârek baktı.

Cevap olarak;

"Gücünüz varsa siz kovun" buyurdu. Sultân ne kadar uğraştıysa da kovamadı. Baba Haydar kalktı, pencereyi açıp; "Haydi hepiniz dışarı!" deyince, sinekler emir almış gibi bir anda odayı boşalttılar.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com