Kaydet
a- | +A

Yûnus bin Ubeyd hazretleri "rahmetullahi aleyh" Tâbiînin büyüklerindendir. Manifaturacılık yaparak nafakasını temin ederdi. Kul hakkına girmekten çok korkar, malını medh etmezdi.

Bir gün şöyle oldu:

Bir müşteri geldi.

Çırağı ilgilendi.

Ve kumaşı müşteriye gösterirken; "Yâ Rabbî! Bu Cennet kumaşından bana da nasîb et" dedi. O bunu duyunca, o malı sattırmadı.

"NİYE PAHALI SATTIN?"

Bir gün yolda bir kimseyi kumaş satın almış gidiyor görünce, kumaşı tanıyıp, kendi dükkânından alınmış olduğunu anladı.

Ve ona sordu:

"Bunu kaça aldın?"

Adam; "Dörtyüz dirheme" deyince, "Bu kumaşın değeri ikiyüz dirhemdir. Gel, paranın üstünü al" buyurdu.

O kimse; "Bu kumaş, bizim orada beşyüz dirhem eder" dedi.

"Olsun" buyurdu.

"Gel, üstünü al!"

O da gelip, ikiyüz dirhemini alıp gitti. Hazret-i Yûnus malı satan çırağına; "Bu kumaşı niye pahalı sattın?'" diye sordu. "Vallahi kendi rızâsı ile aldı" deyince, "O râzı olsa da, sen râzı olmayacaktın" buyurdu.

"BANA BAKIN"

Bir gün sevdiklerine; "Dışı, içine uymayan birini görmek isterseniz bana bakın" buyurdu. Dinleyenler şaşırdı.

"Niçin?" dediler.

Cevap verdi ki:

"Çünkü yüz kadar iyi huy biliyorum, ama bir tekini kendimde göremiyorum. Kötü huyları sayıyorum. Hepsini kendimde görüyorum" buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com