Kaydet
a- | +A

Tâbiîn devrinin büyük velilerinden olan Atâ Süleymî hazretlerinin bir tanıdığı anlatıyor:

Atâ Süleymî bir gün bana;

“Ey Beşir! Ölüm peşimde; kabir önümde, gideceğim yer mahşer, geçeceğim yol Cehennem üzerindeki sırat köprüsüdür. Bilemiyorum ki, Rabbim bana ne muamele yapar?” dedi.

Ve bir “ah!” çekti.

Sonra feryat etti!

Ve düşüp bayıldı…

Uzun zaman öyle kaldı.

Sonra bize bakıp;

“Şu keçeyi kaldırın!” dedi.

Kaldırıp baktık ki, altında “bir dirhem” para var.

Onunla “sevik” aldık.

Bir çorba yaptık.

Ve ona içirmek istedik.

O, çorbayı ağzına aldı.

Fakat bir türlü yutamadı.

Boğazına takılıp kaldı.

Heyecanlandık!

Ve kendisine;

“Ey Atâ! Bunu senin için aldık, hazırladık, haydi içsene” dedim.

Bana dönüp;

“Ey Beşir! Onu ağzıma alıp da sıcaklığını hissedince aklım gitti” dedi.

Merak ettim tabii.

“Niçin?” dedim.

“Çünkü o anda, Müzzemmil sûresindeki, meâlen; (Âhirette kâfirler için korkunç bir ateş ve boğazlarına takılıp kalan iğrenç yiyecekler vardır!) âyet-i kerîmeyi hatırladım” dedi.

Abdüllatif Uyan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.