Tâbiîn devrinin büyük velilerinden olan Atâ Süleymî hazretleri, Basra’da doğdu.
757’de (h.140) vefat etti.
Allah korkusundan ağlardı!
Bir gün bir dostu geldi.
Etrafa bir baktı.
Yerler ıslaktı...
Kendi kendine;
"Abdest alırken su sıçramış" diye düşündü...
Hâlbuki onlar gözyaşı idi.
Vaaz dinlerken veya cenaze gördüğünde, düşer bayılırdı!
Bir gün “ateş dolu” tandır gördü.
“Cehennem ateşini” hatırladı.
Ve düşüp bayıldı!
Binek üzerinde hatırlasa, hemen yere yuvarlanırdı.
Bir gün öyle oldu.
Bayılıp düştü!
Evine ilettiler.
Bir gök gürültüsü işitse
Veyahut şimşek çaksa
Şiddetli bir rüzgâr esse,
"Bütün bunlar, benim gibi bir günahkârın aranızda olması sebebiyledir" derdi.
● ● ●
Bir gün, bu veli zata;
“Fakirlik nedir efendim?” diye sordular.
Cevabında;
“Fakirlik, herkesten ümidini kesmek ve her ihtiyacını sadece Rabbinden istemektir” buyurdu.
Ve ilave etti:
“Yani bir Müslüman ne kadar sıkıntıda olsa, yine de hiçbir işini âciz kullara arz etmemelidir.”

