Büyük velilerden Atâ el-Ezrak hazretleri, bir gece vakti evden çıkıp bir yere gidiyordu ki, karşısına bir “yankesici” çıktı.
Elinde “bıçak” vardı.
Gelip ona yaklaştı.
Mübarek zat, içinden;
"Allah’ım! Beni bu adamın şerrinden koru" diye dua etti...
O anda adamın iki eli kurudu.
Bu hâdiseden çok duygulandı.
Hatasını anladı...
Ve pişman oldu.
Özür dileyip;
“Bir daha böyle bir şey yapmayacağım" deyince,
Hazret-i Atâ onu affetti.
Yankesici de çok duygulanıp, “talebesi” olmakla şereflendi...
● ● ●
Bu zât bir sohbetinde;
“Ehl-i Sünnet âlimlerini ve evliyaları seven ve İslâm’a hizmet eden bir mü’min, çok şanslıdır. Çünkü bir hadîs-i şerîfte; ‘Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehit sevabı vardır’ buyuruldu” diye nakletti.
Dinleyenler;
“Bu müjdeye, nasıl kavuşulur efendim?” diye sordular.
Büyük Velî cevaben; “Bunun için Ehl-i Sünnet âlimlerinin kitaplarını dağıtarak, hediye ederek veya satarak, İslamiyet’i yaymaya çalışmak lazımdır” buyurdu.

