Piyasalarda temmuz ayı oldukça hareketli fiyatlamalarla geride kaldı. Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksi %4,70 değer kaybı ile 13.458 puandan kapanış yaptı. Gram altın %2,70 yükselişle 6.173 TL’den temmuzu tamamladı. Dolarda %1,86 ve avroda %2,88’lik aylık prim öne çıktı. TL mevduatta %2,85 civarında gerçekleşen aylık getiri, para piyasası fonlarında %3,20’ye kadar yükseldi. Temmuzda 3 önemli gelişme yaşandı:
1-ABD ve İran arasında çatışmalar yeniden başladı. Mayıs ve haziranda iyimserlikle sert düşen petrolün ateşi temmuzda yükseldi. Varil fiyatı %20’ye yaklaşan primle 87,90 dolardan geçen ayı noktaladı.
2-Merkez Bankası 23 Temmuz’daki toplantısında politika faizini %37’de sabit tuttu. Orta Doğu’dan kaynaklanan riskler başta olmak üzere enflasyonist baskılar sebebiyle piyasa fonlaması %40’tan devam ediyor. TCMB, sıkı para politikasını sürdürme kararlılığı gösterdi.
3-ABD Merkez Bankası (FED) da politika faizini %3,50-3,75 bandında sabit bıraktı. Ancak FED, enflasyondaki artış riskine karşı faiz silahını kullanabileceği mesajını vererek “şahin” bir ton kullanmayı tercih etti.
Ağustos başlarken… TCMB’nin PPK toplantısı bulunmuyor. İlk toplantı 10 Eylül’de. Fonlama oranının koridorun üst bandından (%40’tan) politika faizi seviyesine (%37’ye) çekilmesi için PPK toplantısı gerekmiyor. ABD-İran gerilimi, petrolün seyri ve enflasyon belirleyici olacak. Yarın açıklanacak temmuz enflasyonu bu anlamda önemli. Aylık TÜFE’nin %1,85 civarında gerçekleşebileceği öngörülüyor. Tahminlere paralel ya da daha aşağıda bir veri ve jeopolitik tansiyonda düşüş, en iyi senaryo olarak piyasaya destek verebilir. Ancak daha fazla uzayan bir çatışma ortamı ve daha katı bir enflasyon, faiz indirimi beklentilerini öteleyebilir. Bu belirsizlik ortamında borsanın neden baskı altında kaldığı ve risksiz TL getirisinin neden yüksek olduğu daha iyi anlaşılıyor. 13 Ağustos’taki “3. Enflasyon Raporu” da piyasanın radarında… Bu süreçte BİST 100 için öncelikle 200 günlük ortalamanın yakınlaştığı 12.900 desteğinin korunması önem taşıyor.

