Yoğun talep üzerine fıkralar gelsin; tüm pisiciklere ve pisileri severlere selam ile…
Adam, karısının evde beslediği kediyi hiç istemezmiş ama kedi, adam eve gelince evin her yerinde… Koltuğa oturacak, kedi koltukta, masaya oturacak, kedi masada, evde geziyor, kedi de onunla beraber.
Adam bakmış, bu böyle olmayacak. Karısının karşı çıkmasına aldırmadan bir gün kediyi alıp, evden çok uzaklara bir yere bırakmış, tekrar eve gelmiş. Bir de ne görsün! Kedi, adamdan önce eve gelmiş, koltukta oturuyor. Adam, ertesi gün kediyi yine alıp götürmüş ama bu kez biraz daha uzağa bırakmış ve eve dönmüş. Daha eve girer girmez beyninden vurulmuşa dönmüş. Kedi, yine kendinden önce eve dönmüş, kanepede uyuyor.
Adam, ertesi sabah erkenden kediyi almış, bu kez daha uzakta bulunan ormanlık bir alana götürüp ormanın içlerine bırakmış ama kendisi, dönerken yolunu kaybetmiş ve bir türlü ormandan çıkamamış. Akşam olmuş, adam hâlâ ormanda ve çıkacak yolu arıyor.
Çaresizce evini telefonla aramış, karısı açmış: "Hatun, kedi eve geldi mi?"
Karısı "Evet, çoktan geldi" deyince adam sinirle bağırmış:
"O namussuz kediye söyle; gelsin beni ormandan alsın, yolu bulamıyorum!"
***
Ormanlar kralı aslan evlenir. Düğüne tüm hayvanlar davetlidir. Davete bir de kedicik gelir. "Kardeşim tebrik ederim" der. Aslan sinirlenir kedinin boğazını sıkar "Sen sefil bir kedisin benim kardeşim olamazsın" der. Bunun üzerine kedi güler; “Kızma yahu, ben de evlenmeden önce aslandım…”
***
Aslan ile boğa kafede oturmuş, sohbet ediyorlardı. Aslan, bir ara saatine baktı ve telaşla ayağa kaktı:
- Geç olmuş, gideyim. Hanım bekler şimdi.
Boğa güldü:
- Koca ormanlar kralı, hanımdan mı korkacak canım?
Aslan:
- Öyle deme! Beni evde bir dişi aslan bekliyor. Seninki gibi inek değil…
Ninem diyor ki; Eceli gelen fare kedinin sırtını kaşır.

