Kaydet
a- | +A

Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî hazretleri, Horasan evliyâlarındandır. Bir kimse anlatıyor:

Basra'dayken Sehl-i Tüsterî hazretlerine rastladım bir gün. Baktım, parmağını bir bezle sarmıştı.

Kendisine;

“Geçmiş olsun. Yoksa ağrıyor mu?’ dedim.

“Hayır” buyurdu.

“Niçin sardınız öyleyse?”

Cevap vermedi...

Merak etmiştim.

Sonra oradan ayrılıp Mısır'a gittim. Hazret-i Sehl'in hocası Zünnûn-ı Mısrî hazretlerine rastladım orada da. Baktım, onun da parmağı sarılıydı.

Kendisine;

“Geçmiş olsun, ağrıyor mu?” dedim

Büyük zât;

“Evet, ağrıyor. İlâç koyup sardım” buyurdu.

“Allah şifâ versin” dedim.

Hazret-i Sehl'in hâlini o zaman iyi anladım...

Hocasına uymak için sarmıştı o da parmağını.

● ● ●

Bu zât, bir talebeye; “Evlâdım, sakın ola, gittiğin yerlerde 'İlahlık' ve 'Peygamberlik' dâvâsı gütme, zîra çok tehlikelidir” diye tembih etti.

Delikanlı şaşırıp;

“Tövbe hocam, hiç öyle şey olur mu?” diye arz etti.

Büyük velî;

“Her isteğinin olmasını istemek, 'İlahlık' iddiâ etmek; her sözünün dinlenmesini istemek, 'Peygamberlik' dâvâsı gütmektir. Çünkü yalnız, Allah’ın dediği olur ve sırf Peygamberin sözüne mutlak itâat edilir” buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR