Kaydet
a- | +A

Kays bin Hâris rivâyet eder: Bir kişi hazret-i Muâviye bin Ebî Süfyân'dan "radıyallahü anhüm" bir mesele suâl etti.

Hazret-i Muâviye;

"Bu suâli, var hazret-i Alî'den suâl et ki, o benden iyi bilir" dedi.

O kişi;

"Ben senin cevâbını isterim" dedi.

Hazret-i Muâviye;

"Niçin?" deyince;

"Senin vereceğin cevâbı Alî'nin cevâbından çok severim" dedi.

Hazret-i Muâviye kızdı.

Ona darıldı.

Ve kendisine;

"Sen yalan söyledin. Sen kötü kişisin. Muhakkak sen, Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" hazretlerinin ilimde muazzez ve mükerrem tuttuğu kimseyi kötüledin" dedi.

Ve şöyle anlattı:

"Efendimiz aleyhisselâm, Alî bin Ebî Tâlib hakkında;

(Yâ Alî! Sen benim yanımda, Hârûn'un Mûsâ 'aleyhimesselâm' yanında olduğu gibisin. Lâkin benden sonra Peygamber gelmez) buyurdu.

Ona kıymet verirdi.

Çok şâhit oldum.

Hazret-i Ömer 'radıyallahü anh' devamlı sûrette Onun ile meşveret ederdi.

Onun bilgisine kıymet verirdi.

Bir müşkili olsa;

-Alî burada mıdır? diye sorardı.

Onun bilgisine güvenirdi..."

Bunları anlattı.

Sonra o kişiye;

"Kalk, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri ayaklarına kuvvet vermesin" buyurdu.

Ve adını divânından sildi.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com