Kaydet
a- | +A

Said bin Cübeyr hazretleriyle Abdullah bin Abbas (radıyallahü anhüma) el ele tutuşmuş bir yere gidiyorlardı. Zemzem kuyusuna geldiler. Orada bazı kimseler Hazret-i Ali'yi kötülüyorlardı.

O yerde durdular...

İbni Abbas yaklaştı.

Ve onlara sordu ki:

"Allahü tebareke ve teâlâ hazretlerine ve Resulüne yaramaz sözler söyleyen kimdir?"

*

Onlar şaşırdılar.

Ve dediler ki:

"Bizim aramızda hiç kimse Allahü teâlâya ve Hazret-i Resulullaha yaramaz söz söylemez."

İbni Abbas sordu:

"Peki Ali bin Ebi Talib'e yaramaz söyleyen ve onu kötüleyen var mıdır?"

Onlar "Evet vardır" dediler.

*

O zaman buyurdu ki:

"Ben kulağımla işittim. Server-i Âlem Efendimiz 'Her kim Ali'yi kötülerse beni kötülemiş olur. Her kim beni kötülerse Allahü teâlâyı kötülemiş olur. Her kim Allahü teâlâyı kötülerse Allahü teâlâ onu yüzü üzerine cehenneme atar' buyurdu."

*

Allahü teâlâ ve tekaddes hazretleri Ahzab suresi 33'üncü âyet-i kerimesinde mealen "Ey Habibimin Ehl-i beyti! Allahü teâlâ sizin günahsız olmanızı istiyor" buyurdu.

Eğer sorulursa ki "Ehl-i beyt kimlerdir?"

Cevabı şöyledir:

Ehl-i beyt, ezvac-ı tahiratla Resulün yakınları olan Hazret-i Ali, Hazret-i Fatıma, Hazret-i Hasen ve Hazret-i Hüseyin'dir (radıyallahü anhüm).