Kaydet
a- | +A

Vaktâ ki rûh Âdem Nebî'nin bedenine girdi. Önce dimâğ hayat buldu. Arş-ı âlâya baktı. "Lâ ilâhe illâllah, Muhammedün Resûlullah" yazısını gördü.

Merak etti.

Sordu ki:

"Yâ İlâhî, Muhammed kim ola ki, Onun ismini kendi isminle birlikte yazmışsın?"

Hak teâlâ;

"Evlâdından biridir ki, O'ndan daha mükerrem bir kişi yaratmadım" buyurdu.

Vaktâ ki rûh verildi.

Âdem Nebî kalktı.

Cümle melekler, Hak teâlânın emriyle Ona karşı secde ettiler.

Bir kişi etmedi.

O da İblîs idi.

Zîra kibirlenmişti.

Kendini beğenmişti.

Melekler, beşyüz sene secdede kalıp, başlarını kaldırınca, İblîs'i ayakta gördüler.

Secde etmediğini anladılar.

Hak teâlâ sordu;

"Ey mel'ûn, sen niçin secde etmedin?"

İblîs cevâben;

"Ben ondan hayırlıyım. Beni nârdan yarattın, onu ise çamurdan" dedi.

Rabbine karşı geldi.

Huzurdan kovuldu.

Sonra Hak teâlâya;

"Kıyâmete kadar bana mühlet ver" dedi.

İsteği kabul olundu.

Mühlet verildi.

İblîs o zaman; "Kullarına haramları güzel gösterip doğru yoldan saptıracağım. Hâlis kulların hâriç, elimizden kurtulan kalmayacak" dedi.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com