Kaydet
a- | +A

(Dünden devam)

Putlarda birine;

"Karnım aç, bana yiyecek ver" dedim.

Cevâb vermedi.

Su istedim.

Cevâb vermedi.

"Elbisem yok, bana elbise ver" dedim.

Cevâb vermedi.

Elime taş alıp;

"Bunu sana atarım, eğer ilâh isen mâni' ol" dedim.

Cevâb vermedi.

Taşı attım. Yüzü üzeri düşdü.

Babam gelip;

"Ey oğul, niçin böyle edersin?" dedi.

Eve götürdü.

Anneme anlattı.

Annem babama;

"Bunu kendi hâline koyalım. Bunun hakkında, Allahü teâlâ tarafından bana hitâb geldi" dedi.

Merak ettim.

Anneme;

"Benim için sana gelen hitâb ne idi?" diye sordum.

Annem anlattı:

Sen doğacaktın.

Heyecanlıydım.

Bir ses duydum.

"Ey hâtun! Müjdeler olsun sana ki, doğacak oğlunun adı, yerde 'Atîk', gökte 'Sıddîk' olacak ve hazret-i Muhammed'e yâr ve refîk olacaktır" dedi.

Ebû Hüreyre der ki:

Ben oradaydım.

Ebû Bekr'in sözü bitti.

Hazret-i Cibrîl geldi.

Ve Resûlullaha;

"Ebû Bekr doğru söylüyor" dedi.

Ve üç kere tekrâr etti...