Kaydet
a- | +A

Aslen Tirmizli olup Belh şehrinde yaşayan Ebû Bekr-i Verrak hazretleri, evliyânın büyüklerindendir.

Bir sevdiği vardı.

Başka şehirde yaşıyordu. Bir gün bu zâta mektup yazdı.

Ve birkaç dînî suâl sordu.

Ama birini unutmuştu.

Namazda tâdil-i erkân meselesini soracaktı asıl.

Mektubu gönderdi...

Sonra bunu hâtırladı...

Ama iş işten geçmişti.

“Neyse, bir dahaki mektupta sorarım" dedi kendi kendine.

Bir müddet geçti...

O zâttan cevap geldi.

Heyecanla açtı mektubu.

Ve okudu hemen!

Sormuş olduğu bütün suâllerin cevapları çok güzel yazılmıştı.

Hepsini de anladı.

Ancak bitmedi mektup.

Bir paragraf daha vardı.

O son paragrafı okuyunca, şaşırıp kaldı.

Zîra beklemediği şeydi.

Mübârek zât şunları yazmıştı.

“Namazları tâdil-i erkânla kılmalıdır. Zîra bâzı âlimler buna farz demiştir. Tâdil-i erkân, rükûda, rükûdan kalkıp dikilince, secdede ve iki secde arasında oturunca bir miktar hareketsiz durmaktır.”

Böyle yazmış mübârek.

Ve ilâve etmiş;

“Sen sormamışsın, ama belki merak edersin diye yazdım.”

Bunları okudu.

Çok duygulandı.

Hattâ ağladı...

ÖNE ÇIKANLAR