Kaydet
|

Büyük velî Beyzâde Efendi, bir gün oğlu ile birlikte dışarı çıktı.

Ve bir fakîr gördü.

Oğluna dönüp;

"Buna, bir kuruş ver" dedi.

O da verdi.

Sonra bir fakîr daha gördü.

"Buna, yarım kuruş ver" dedi.

Oğlu da verdi.

Bu sefer bir genç gördü.

"Buna, yirmi kuruş ver" dedi.

Oğlu, kalbinden;

"Babamı da anlamak zor. Köre sağıra yarım kuruş, genç adama yirmi kuruş" dedi.

Babası bunu anlayıp;

"Oğlum! O fakîrler, kendileri için aldı. Bu genç ise, bizden aldığını fakîrlere dağıtacak" dedi.

● ● ●

Bu zât, (ömre) ye niyet etmişti.

Hanımı da hâmile idi.

Ve burnuna, yan komşusundan (kızarmış et kokusu) geldi.

Bu büyük Velîye;

"Efendi! Komşuya git de, (kızarttığı etten) benim için bir parça isteyiver" dedi.

O da gidip, isteğini bildirdi.

Ancak komşu kadın;

"Mâlesef veremiyeceğim" dedi.

“Niçin?" deyince ağladı.

Ve şöyle anlattı:

“Biz, üç gündür açız.

Dışarda bir (ölü köpek) gördüm.

Ondan bir parça kesip eve getirdim.

Onu kızartıyorum” dedi.

Büyük Velî, koştu eve.

Ömre için ayırdığı (parayı) getirip, bu kadına verdi.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.