Kaydet
a- | +A

Hazret-i Alî'nin (kerremallahü vecheh) dört dirhemi var idi. Bunları fakirlere sadaka verdi. Birisini açıktan.

Birisini gizlice.

Birisini gündüz.

Birini de gece...

O böyle yapınca hakkında âyet-i kerîme gelerek meâlen; "Mallarını Allah yolunda, gece-gündüz, gizli-âşikâr dağıtanların, Allah indinde ecirleri çoktur. Onlar için korku yoktur. Mahzûn da olmazlar" buyuruldu.

Resûl-i Ekrem;

"Yâ Alî, böyle yapmanın sebebi ne idi?" diye sordular.

Alî bin Ebî Tâlib;

"Bu dört şekil dışında sadaka verme yolu görmedim yâ Resûlallah. Her şekilde sadaka verdim ki, bunlardan biri kabûl görürse, diğerleri de Allahü teâlâ indinde makbul olur" dedi.

YAKINLARIMI SEVİNİZ

Hazret-i Katâde der ki:

Müşrikler aralarında;

"Görelim bakalım, Muhammed getirdiği İslâm dîni için bir karşılık istiyecek mi?" dediler.

Böyle düşündüler.

Hemen vahiy geldi.

Hazret-i Cibrîl;

"Size İslâmiyyeti bildirdiğim ve Cenneti müjdelediğim için, bir karşılık beklemiyorum. Yalnız yakınım olanları seviniz!" meâlindeki âyet-i kerîmeyi getirdi.

Müşriklere cevap verildi.

Saîd bin Cübeyr;

"Âyet-i kerîmede geçen 'yakınlık'tan, Resûlullah Efendimiz, hazret-i Alî, hazret-i Fâtıma ve hazret-i Hasen ve Hüseyin hazretleri irâde edilmiştir" buyurdu.

----------

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com