Kaydet
a- | +A

Sevgili Peygamberimizin kahkaha ile güldüğü hiç görülmedi.

Sessizce tebessüm ederdi.

Bâzen gülerken mübârek ön dişleri görünürdü.

Hep düşünceliydi.

Üzüntülü görünürdü.

Ve az söylerdi.

Konuşmaya, tebessüm ederek başlardı.

Lüzumsuz bir şey aslâ söylemezdi.

Lâzım olunca kısa, faydalı ve mânâsı açık olarak söyler, iyi anlaşılması için bâzan üç kere tekrar ederdi.

● ● ●

Resûl-i ekrem Efendimiz deveye, ata, katıra ve eşeğe biner; bâzen başkasını da arkasına oturturdu.

Misâfirlerine, Eshâbına hizmet eder ve “Bir kavmin efendisi, en üstünü, onlara hizmet edendir” buyururdu.

● ● ●

Resûlullah Efendimiz, yabancı ile ve tanıdıklarla ve çocuklarla ve ihtiyar kadınlarla ve mahrem kadınlarıyla latife, şaka yapardı.

Fakat bunlar; Allahü teâlâyı bir an unutmasına sebep olmazdı.

● ● ●

Sevgili Peygamberimizin heybetinden, kimse yüzüne bakamazdı!

Bir gün biri geldi.

Mübârek yüzüne baktı.

Ve korkup titredi!

Efendimiz ona;

“Sıkılma! Ben melik değilim, zâlim değilim. Kurumuş et yiyen bir kadıncağızın oğluyum” buyurdu.

Adamın korkusu gitti.

Ve derdini açabildi...

Abdüllatif Uyan'ın önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.