Kaydet
a- | +A

Sevgili Peygamberimiz (aleyhissalatü vesselam) bir gün gazilere ganimet dağıtıyordu.

Cahil bir köylü geldi.

Ganimeti gördü.

Efendimize yaklaştı.

Ve yakasına yapışıp:

"Bu ganimet mallarından benim deveme de yüklet. Nasılsa kendi şahsi malından vermiyorsun" deyiverdi.

? ? ?

Efendimiz üzüldü.

Ve o köylüye dönüp:

"Senin şu hareketin ne kaba ve çirkindir. Karşılığında ne yaparım dersin?" buyurdular.

Köylü mahcuptu.

Pişman oldu.

Boynunu büküp:

"Herhâlde affedersin. Çünkü sen, kötülüğe hep iyilik edersin" dedi.

Efendimiz affetti.

Bu hâlini hoş gördü.

Ve eshaba dönüp:

"Ganimetten buna da bir şeyler verin!" buyurdular.

? ? ?

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Süveybe Hatun'un evine sık sık yiyecek, giyecek gönderirdi.

Çünkü bu mübarek hatun, ilk süt annesiydi Resulullah'ın.

Onun için severlerdi.

Ona itina ederlerdi.

Ve ilgilenirlerdi.

O vefat edince:

"Süheybe'nin hayatta kalan kimsesi var mıdır?" diye eshaba sordular.

Maksadı, bundan sonra onlara göndermekti.

Eshab-ı kiram:

"Hiç kimsesi kalmadı" dediler.