Kaydet
a- | +A

Hazret-i Âdem Hazret-i Cibrîl'e;

"Beni nereye götürürsün?" diye sordu. O da cevâben;

"Halk olunduğun yere" dedi.

Bu cevabı aldı.

Pek çok ağladı.

Meleklere dönüp;

"Esselâmü aleyküm ey melekler! Sizden ayrılıyorum. Lâkin bir istirhâmım var. Benim için 'kasten yaptı' demeyin. 'Unuttu' deyin" buyurdu.

Hazret-i Cebrâil Onu aldı.

Serendib dağına indirdi.

Hazret-i Havvâ'yı Cidde'ye.

Kendisi semâya yükseldi.

Hazret-i Âdem ağlayıp;

"Ey Cebrâil, bu mihnet diyârında beni koyup gidersin. Tekrâr ne gün gelirsin?" dedi.

Hazret-i Cebrâil;

"Biz melekler Hak emrinden çıkmayız" dedi.

Ve gözden kayboldu.

Âdem Nebî mahzun oldu.

Mihneti fazlalaştı.

Devamlı ağlıyordu.

Gözyaşları çağlıyordu.

O yaşlardan dereler hâsıl oldu.

Kuşlar gelirlerdi.

O sudan içerler;

"Bundan daha lezzetli su görmedik" derlerdi.

Hak teâlâ kurda kuşa;

"Âdem'in hâtırını sormaya gidiniz. Kendisini tesellî eyleyiniz!" diye emretti.

Grup grup geldiler.

Önünde saf tuttular.

O ise hep ağlıyordu.

Başını kaldırıp da onlara bakmıyordu...

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com