Kaydet
a- | +A

Hazret-i Ömer halifeyken, bir gün İran'dan bir grup Müslüman geldi.

Huzuruna girdiler.

Sonra izin isteyip:

"Ey halife! İranlı eşkıyalar yol kesip Müslümanlara zulüm yapıyorlar" diye şikâyet ettiler.

O bunları dinledi.

Birden gadaba geldi.

Ve derhal üstlerine asker gönderdi. İslam askeri oraya vardılar.

Düşmana ilk teklifi yaptılar:

"İman edin!"

"Hayır etmeyiz."

"Öyleyse cizye verin!"

"Cizye de vermeyiz."

? ? ?

O zaman savaşa tutuştular.

Ve zafer kazanıldı.

Çok ganimet alındı.

Ganimet malları içinde içi "inci mücevher" dolu bir kutu vardı.

Başkumandan o kutuyu aldı.

Bir ere verip:

"Bunu Halifeye götür ve 'kumandanımız Mesleme'nin zatınıza hediyesidir' de!" diye emretti.

Er "Peki" dedi.

Medine'ye geldi.

O esnada Halife, fakirlere ziyafet veriyor, hatta yemekleri bizzat kendisi dağıtıyordu.

? ? ?

Bir ara onu gördü.

Ve çağırıp sordu:

"Seni kim gönderdi?"

Er cevaben:

"Başkumandan Mesleme" deyince, koluna girip evine götürdü. İçeride sergi olarak bir minder vardı, bir de kilim.

Eri mindere oturttu.

Kendisiyse kilime. (Devamı yarın) (Menâkıb-ı çihâr yâr-i güzîn kitabından alınmıştır.)