Kaydet
a- | +A

Hazret-i Osmân (radıyallahü anh) evinde, Hazret-i Rukayye (radıyallahü anhâ) ile oturmuştu. Bir câriye yiyecek getirdi.

Hazret-i Osmân ona baktı.

Hazret-i Rukayye gördü.

Gayretine dokundu.

Hâliyle üzüldü.

Hazret-i Osmân bunu sezdi.

Ve kendisine dönüp;

"Yâ Rukayye, ben o câriyenin yüzüne isteyerek bakmadım" dedi.

Ve yemîn de etti.

O da buna inanıp;

"Peki öyleyse" dedi.

Ve tesellî buldu.

Kalbi râhatladı.

Böylece barıştılar.

Hazret-i Osmân'ın gönlüne;

"Fahr-i âlem hazretlerinin kerîmesinin kalbi incindi. Buna ben sebep oldum. Bunun için keffâret vermem gerektir" diye geldi.

Yüz köle âzâd etti.

Resûlullahı bu derece sever, o hazretin hâtır-ı şerîfini bu mertebe gözetirdi.

ONU NASIL KATLEDERLER?

Bir gün Resûl-i ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) hazretlerinin yanında bir melek duruyordu.

O ara öteden biri geçti.

O, Hazret-i Osmân idi.

Melek Resûlullaha;

"Bu geçen kimdir?" diye sordu.

Resûl-i Ekrem;

"Osmân bin Affân'dır" buyurdu.

Melek bu ismi duydu.

Hemen ayağa kalkıp;

"Yâ Resûlallah! Bu zât'tan cümle melekler hayâ eder. Onun mertebesi Hak teâlâ katında çok yücedir. Böyle şânı yüce bir zâtı, kavmi ne cesâretle katlederler?" dedi.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com